Vücut İçinde Kalp Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Vücut' içinde 'Kalp' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈɔːr.ɪ.kəl/
(noun) kulak kepçesi, kulakçık, atriyum
Örnek:
The doctor examined the patient's auricle for any signs of infection.
Doktor, hastanın kulak kepçesini enfeksiyon belirtileri açısından inceledi.
/vælv/
(noun) vana, valf, kapak
Örnek:
The plumber replaced the faulty valve in the sink.
Tesisatçı lavabodaki arızalı vanayı değiştirdi.
/ˌraɪt ˈeɪ.tri.əm/
(noun) sağ kulakçık
Örnek:
Deoxygenated blood enters the heart through the right atrium.
Oksijensiz kan kalbe sağ kulakçık aracılığıyla girer.
/ˌleft ˈeɪ.tri.əm/
(noun) sol atriyum
Örnek:
Blood flows from the lungs into the left atrium.
Kan akciğerlerden sol atriyuma akar.
/ˌraɪt ˈven.trɪ.kl̩/
(noun) sağ karıncık
Örnek:
Blood flows from the right atrium into the right ventricle.
Kan sağ kulakçıktan sağ karıncığa akar.
/ˌleft ˈven.trɪ.kl̩/
(noun) sol ventrikül
Örnek:
The left ventricle is responsible for pumping blood to the entire body.
Sol ventrikül, kanı tüm vücuda pompalamaktan sorumludur.
/traɪˈkʌspɪd vælv/
(noun) triküspit kapakçık
Örnek:
The tricuspid valve plays a crucial role in preventing the backflow of blood into the right atrium.
Triküspit kapakçık, kanın sağ atriyuma geri akışını önlemede kritik bir rol oynar.
/ˈpʌl.mə.ner.i vælv/
(noun) pulmoner kapakçık, akciğer atardamarı kapağı
Örnek:
The doctor listened to her heart, paying close attention to the sound of the pulmonary valve.
Doktor kalbini dinledi, pulmoner kapakçığın sesine özellikle dikkat etti.
/ˈmaɪ.trəl vælv/
(noun) mitral kapakçık
Örnek:
The doctor listened carefully to her heart, checking for any issues with the mitral valve.
Doktor kalbini dikkatle dinledi, mitral kapakçıkta herhangi bir sorun olup olmadığını kontrol etti.
/eɪˌɔːr.tɪk ˈvælv/
(noun) aort kapağı
Örnek:
The surgeon repaired the patient's damaged aortic valve.
Cerrah hastanın hasarlı aort kapağını onardı.
/ˌep.ɪˈkɑːr.di.əm/
(noun) epikard
Örnek:
The epicardium is the outermost layer of the heart wall.
Epikard, kalp duvarının en dış tabakasıdır.
/ˌmaɪ.əˈkɑːr.di.əm/
(noun) miyokard, kalp kası
Örnek:
Damage to the myocardium can lead to heart failure.
Miyokard hasarı kalp yetmezliğine yol açabilir.
/ˌen.doʊˈkɑːr.di.əm/
(noun) endokard
Örnek:
Inflammation of the endocardium is known as endocarditis.
Endokard iltihabı endokardit olarak bilinir.
/ˈsep.təm/
(noun) septum, bölme
Örnek:
The nasal septum divides the two nostrils.
Burun septumu iki burun deliğini ayırır.