Vücut İçinde Dış Vücut Kısımları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Vücut' içinde 'Dış Vücut Kısımları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) meme ucu, meme başı, nippel
Örnek:
(noun) boyun, yaka;
(verb) öpüşmek, sevişmek
Örnek:
(noun) sırt, arka, geri;
(adverb) geri, arkaya, tekrar;
(adjective) arka;
(verb) geri gitmek, desteklemek, arka çıkmak
Örnek:
(noun) göğüs, sandık, kutu
Örnek:
(noun) karın, göbek, alt kısım;
(verb) şişmek, kabarmak
Örnek:
(noun) göbek deliği
Örnek:
(noun) göğüs, meme, kalp
Örnek:
(noun) meme, göğüs;
(verb) göğüslemek, aşmak
Örnek:
(noun) göğüs, meme, büst;
(verb) patlamak, kırmak, tutuklamak;
(adjective) bozuk, hasarlı
Örnek:
(noun) dekolte, yarık, ayrılık
Örnek:
(noun) göbek deliği, merkez, göbek
Örnek:
(noun) bel
Örnek:
(noun) ademelması
Örnek:
(adjective) küçük, az, önemsiz;
(adverb) küçük, ince
Örnek:
(noun) karın, abdomen
Örnek:
(noun) mide, karın, batın;
(verb) tahammül etmek, katlanmak
Örnek:
(plural noun) kalça, popo
Örnek:
(noun) kasık, çatal, dallanma noktası
Örnek:
(noun) kalça;
(adjective) havalı, moda, trend;
(exclamation) hip
Örnek:
(noun) baş, başkan, lider;
(verb) gitmek, yönelmek, yönetmek;
(adjective) baş, ön
Örnek:
(noun) göbek, karın bölgesi
Örnek:
(noun) uzuv, dal;
(verb) uzuvlarından ayırmak, sakatlamak
Örnek: