Sanat ve El Sanatları İçinde Fotoğrafçılık Alanları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sanat ve El Sanatları' içinde 'Fotoğrafçılık Alanları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˌfoʊ.t̬oʊˈθer.ə.pi/
(noun) fototerapi
Örnek:
Newborns with jaundice often undergo phototherapy.
Sarılık olan yenidoğanlar genellikle fototerapi görür.
/rɪˌmoʊt ˈsensɪŋ/
(noun) uzaktan algılama
Örnek:
Remote sensing is crucial for monitoring deforestation.
Uzaktan algılama, ormansızlaşmayı izlemek için çok önemlidir.
/hoʊˈlɑː.ɡrə.fi/
(noun) holografi
Örnek:
Advances in holography have led to more realistic 3D displays.
Holografideki gelişmeler daha gerçekçi 3D ekranlara yol açtı.
/ˈmʌɡ.ʃɑːt/
(noun) sabıka fotoğrafı, suçlu fotoğrafı
Örnek:
The police released the suspect's mugshot to the public.
Polis, şüphelinin sabıka fotoğrafını halka yayınladı.
/ˈsel.fi/
(noun) selfie, özçekim
Örnek:
She posted a selfie on Instagram.
Instagram'a bir selfie paylaştı.
/ˌfoʊ.t̬oʊˈdʒɝː.nəl.ɪ.zəm/
(noun) foto muhabirliği, fotojurnalizm
Örnek:
She decided to pursue a career in photojournalism after college.
Üniversiteden sonra foto muhabirliği alanında kariyer yapmaya karar verdi.
/ˌpɑː.pɑːˈrɑːt.si/
(plural noun) paparazzi
Örnek:
The celebrity was swarmed by paparazzi outside the restaurant.
Ünlü, restoranın dışında paparazziler tarafından sarıldı.
/ˈsnæp.ʃɑːt/
(noun) fotoğraf, anlık görüntü, genel bakış;
(verb) fotoğraf çekmek, anlık görüntü almak
Örnek:
She took a quick snapshot of the beautiful sunset.
Güzel gün batımının hızlı bir fotoğrafını çekti.