Mimarlık ve İnşaat İçinde Mimarlık ve İnşaat Sektöründeki Kişiler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Mimarlık ve İnşaat' içinde 'Mimarlık ve İnşaat Sektöründeki Kişiler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈruː.fɚ/
(noun) çatıcı
Örnek:
We hired a roofer to fix the leak in our attic.
Çatımızdaki sızıntıyı tamir etmesi için bir çatıcı tuttuk.
/ˌɪl.ekˈtrɪʃ.ən/
(noun) elektrikçi
Örnek:
We need to call an electrician to fix the wiring.
Kablolamayı tamir etmesi için bir elektrikçi çağırmamız gerekiyor.
/rɪˈper.mæn/
(noun) tamirci, onarımcı
Örnek:
The washing machine broke down, so we called a repairman.
Çamaşır makinesi bozuldu, bu yüzden bir tamirci çağırdık.
/ˈlɑːk.smɪθ/
(noun) çilingir
Örnek:
I called a locksmith to open my car door after I locked my keys inside.
Anahtarlarımı arabada kilitledikten sonra araba kapımı açması için bir çilingir çağırdım.
/ˈkɑːr.pɪn.t̬ɚ/
(noun) marangoz, dülger
Örnek:
The carpenter built a beautiful wooden table.
Marangoz güzel bir ahşap masa yaptı.
/ɪkˈstɝː.mə.neɪ.t̬ɚ/
(noun) ilaçlama uzmanı, haşere kontrolcüsü
Örnek:
We had to call an exterminator to get rid of the ants.
Karıncalardan kurtulmak için bir ilaçlama uzmanı çağırmak zorunda kaldık.
/ˈɑːr.kə.tekt/
(noun) mimar, kurucu, tasarımcı
Örnek:
The architect presented the blueprints for the new library.
Mimar, yeni kütüphanenin planlarını sundu.
/ˌsɪv.əl ˌen.dʒɪˈnɪr.ɪŋ/
(noun) inşaat mühendisliği
Örnek:
She decided to pursue a career in civil engineering.
İnşaat mühendisliği alanında kariyer yapmaya karar verdi.
/ˈstrʌk.tʃər.əl ˌen.dʒɪˈnɪr/
(noun) yapı mühendisi, statik mühendisi
Örnek:
The structural engineer approved the building's design.
Yapı mühendisi binanın tasarımını onayladı.
/ɪnˈtɪriər dɪˈzaɪnər/
(noun) iç mimar, iç tasarımcı
Örnek:
She hired an interior designer to redecorate her new apartment.
Yeni dairesini yeniden dekore etmesi için bir iç mimar tuttu.
/sɚˈveɪ.ɚ/
(noun) haritacı, kadastrocu, eksper
Örnek:
The surveyor marked the property boundaries.
Haritacı mülk sınırlarını işaretledi.
/ɪˈlɛktrɪkəl ˌɛndʒɪˈnɪr/
(noun) elektrik mühendisi
Örnek:
My brother is an electrical engineer and works on power grids.
Kardeşim bir elektrik mühendisi ve elektrik şebekeleri üzerinde çalışıyor.
/ˈkɑːn.træk.tɚ/
(noun) müteahhit, yüklenici
Örnek:
We hired a contractor to renovate our kitchen.
Mutfağımızı yenilemek için bir müteahhit tuttuk.
/ˈplʌm.ɚ/
(noun) tesisatçı
Örnek:
We called a plumber to fix the leaky faucet.
Sızdıran musluğu tamir etmesi için bir tesisatçı çağırdık.
/ˈhæn.di.mæn/
(noun) tamirci, elinden her iş gelen
Örnek:
We hired a handyman to fix the leaky faucet and paint the fence.
Sızdıran musluğu tamir etmesi ve çiti boyaması için bir tamirci tuttuk.
/ˈmeɪ.sən/
(noun) duvarcı, taş ustası, Mason
Örnek:
The skilled mason carefully laid each brick.
Usta duvarcı her tuğlayı dikkatlice yerleştirdi.
/ˈpeɪn.t̬ɚ/
(noun) ressam, sanatçı, boyacı
Örnek:
Vincent van Gogh was a famous Dutch painter.
Vincent van Gogh ünlü bir Hollandalı ressamdı.