Mimarlık ve İnşaat İçinde İnşaat Aksesuarları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Mimarlık ve İnşaat' içinde 'İnşaat Aksesuarları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ədˈhiː.sɪv/
(noun) yapıştırıcı, tutkal;
(adjective) yapışkan, yapışkanlı
Örnek:
Apply the adhesive evenly to both surfaces.
Yapıştırıcıyı her iki yüzeye de eşit şekilde uygulayın.
/ˈsiː.lənt/
(noun) sızdırmazlık maddesi, mastik
Örnek:
Apply a layer of sealant around the window frame to prevent leaks.
Sızıntıları önlemek için pencere çerçevesinin etrafına bir kat sızdırmazlık maddesi uygulayın.
/ˈdʌkt teɪp/
(noun) koli bandı, bez bant
Örnek:
He used duct tape to fix the broken pipe temporarily.
Kırık boruyu geçici olarak tamir etmek için koli bandı kullandı.
/ˈmæs.kɪŋ teɪp/
(noun) maskeleme bandı, boyacı bandı
Örnek:
We need some masking tape to protect the trim before painting.
Boyamadan önce pervazı korumak için biraz maskeleme bandına ihtiyacımız var.
/ˈtuːl.bɑːks/
(noun) alet kutusu, araç kutusu, kaynak seti
Örnek:
He keeps all his wrenches and screwdrivers in his toolbox.
Tüm anahtarlarını ve tornavidalarını alet kutusunda tutar.
/ˈseɪf.ti ˌɡlæs.ɪz/
(noun) iş güvenliği gözlüğü, koruyucu gözlük
Örnek:
Always wear your safety glasses when working with power tools.
Elektrikli aletlerle çalışırken daima iş güvenliği gözlüğü takın.
/ˈɪr.mʌfs/
(plural noun) kulaklık, kulak koruyucu
Örnek:
She wore warm earmuffs to protect her ears from the biting wind.
Kulaklarını keskin rüzgardan korumak için sıcak kulaklıklar taktı.
/ˈhɑːrd hæt/
(noun) baret, işçi kaskı
Örnek:
All construction workers must wear a hard hat on site.
Tüm inşaat işçileri sahada baret takmalıdır.
/ˈlæd.ɚ/
(noun) merdiven, basamak;
(verb) merdivenle çıkmak, kaçmak, delik açmak
Örnek:
He climbed the ladder to reach the roof.
Çatıya ulaşmak için merdiveni tırmandı.
/ˈfæs.ən.ɚ/
(noun) bağlantı elemanı, tutturucu, sabitleme elemanı
Örnek:
The zipper is a common fastener on clothing.
Fermuar, giysilerde yaygın bir bağlantı elemanıdır.
/ˈpaʊər tuːl/
(noun) elektrikli alet, güçlü alet
Örnek:
He used a power tool to cut through the thick wood.
Kalın tahtayı kesmek için bir elektrikli alet kullandı.
/ˈwaɪər brʌʃ/
(noun) tel fırça
Örnek:
He used a wire brush to remove the old paint from the metal fence.
Metal çitten eski boyayı çıkarmak için bir tel fırça kullandı.