Avatar of Vocabulary Set Klasik Mimari

Mimarlık ve İnşaat İçinde Klasik Mimari Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Mimarlık ve İnşaat' içinde 'Klasik Mimari' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

glyph

/ɡlɪf/

(noun) glif, hiyeroglif, sembol

Örnek:

The ancient Mayan ruins were covered with intricate glyphs.
Antik Maya kalıntıları karmaşık gliflerle kaplıydı.

pediment

/ˈped.ə.mənt/

(noun) alınlık, üçgen çatı

Örnek:

The ancient Greek temple featured a beautifully carved pediment.
Antik Yunan tapınağı güzel oyulmuş bir alınlık içeriyordu.

portico

/ˈpɔːr.t̬ɪ.koʊ/

(noun) portiko, sütunlu giriş

Örnek:

The grand entrance of the museum featured a magnificent portico.
Müzenin görkemli girişi muhteşem bir portikoya sahipti.

architrave

/ˈɑːr.kə.treɪv/

(noun) arşitrav, kapı pervazı, pencere pervazı

Örnek:

The ancient Greek temple featured a beautifully carved architrave.
Antik Yunan tapınağında güzel oyulmuş bir arşitrav bulunuyordu.

arcade

/ɑːrˈkeɪd/

(noun) arkad, revak, oyun salonu

Örnek:

The old market had a beautiful stone arcade.
Eski pazarın güzel bir taş arkadı vardı.

basilica

/bəˈsɪl.ɪ.kə/

(noun) bazilika, büyük salon, katolik kilisesi

Örnek:

The Roman Forum contains the ruins of several ancient basilicas.
Roma Forumu, birkaç antik bazilikanın kalıntılarını içerir.

corona

/kəˈroʊ.nə/

(noun) korona, koronavirüs, taç

Örnek:

During the total solar eclipse, the sun's corona became visible.
Tam güneş tutulması sırasında güneşin koronası görünür hale geldi.

grotto

/ˈɡrɑː.t̬oʊ/

(noun) mağara, oyuk

Örnek:

The garden featured a beautiful stone grotto with a small waterfall.
Bahçede küçük bir şelalesi olan güzel bir taş mağara vardı.

cornice

/ˈkɔːr.nɪs/

(noun) korniş, saçak, kar çıkıntısı

Örnek:

The elegant room was adorned with a decorative cornice.
Zarif oda dekoratif bir korniş ile süslenmişti.

atrium

/ˈeɪ.tri.əm/

(noun) atrium, iç avlu, geniş hol

Örnek:

The ancient Roman house featured a beautiful atrium with a compluvium.
Antik Roma evi, compluvium'lu güzel bir atrium'a sahipti.

amphitheater

/ˈæm.fəˌθiː.ə.t̬ɚ/

(noun) amfitiyatro, doğal amfitiyatro, çanak

Örnek:

The ancient Roman amphitheater could hold thousands of spectators.
Antik Roma amfitiyatrosu binlerce seyirci alabiliyordu.

arch

/ɑːrtʃ/

(noun) kemer, tak, ayak kemeri;

(verb) kemer yapmak, kavis vermek;

(adjective) kurnaz, alaycı, oynak

Örnek:

The bridge has a beautiful stone arch.
Köprünün güzel bir taş kemeri var.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren