Avatar of Vocabulary Set Tiyatro

TOEIC Temel 600 Kelime İçinde Tiyatro Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'TOEIC Temel 600 Kelime' içinde 'Tiyatro' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

action

/ˈæk.ʃən/

(noun) eylem, hareket, aksiyon

Örnek:

The government must take action to reduce crime.
Hükümet suç oranını azaltmak için harekete geçmeli.

approach

/əˈproʊtʃ/

(verb) yaklaşmak, gelmek, temas kurmak;

(noun) yaklaşım, yöntem, yaklaşma

Örnek:

As we approach the city, the traffic gets heavier.
Şehre yaklaştıkça trafik yoğunlaşıyor.

audience

/ˈɑː.di.əns/

(noun) izleyici, dinleyici, okuyucu kitlesi

Örnek:

The band played to a large audience.
Grup büyük bir izleyici kitlesi önünde çaldı.

creative

/kriˈeɪ.t̬ɪv/

(adjective) yaratıcı, üretken

Örnek:

She has a very creative mind.
Çok yaratıcı bir zihni var.

dialogue

/ˈdaɪ.ə.lɑːɡ/

(noun) diyalog, konuşma, müzakere;

(verb) diyalog kurmak, tartışmak

Örnek:

The movie had excellent dialogue, making the characters feel real.
Filmin mükemmel diyalogları vardı, bu da karakterleri gerçekçi kılıyordu.

element

/ˈel.ə.mənt/

(noun) unsur, öğe, element

Örnek:

Trust is a key element in any relationship.
Güven, her ilişkide önemli bir unsurdur.

experience

/ɪkˈspɪr.i.əns/

(noun) deneyim, olay;

(verb) deneyimlemek, yaşamak

Örnek:

He has a lot of experience in teaching.
Öğretmenlikte çok deneyimi var.

occur

/əˈkɝː/

(verb) meydana gelmek, olmak, aklına gelmek

Örnek:

The accident occurred at 3 PM.
Kaza saat 15.00'te meydana geldi.

perform

/pɚˈfɔːrm/

(verb) gerçekleştirmek, yapmak, icra etmek

Örnek:

The surgeon will perform the operation tomorrow.
Cerrah yarın ameliyatı gerçekleştirecek.

rehearse

/rəˈhɝːs/

(verb) prova yapmak, talim etmek, zihinsel olarak prova etmek

Örnek:

The actors will rehearse the play all week.
Oyuncular oyunu bütün hafta prova edecekler.

review

/rɪˈvjuː/

(noun) gözden geçirme, değerlendirme, eleştiri;

(verb) gözden geçirmek, değerlendirmek, eleştirmek

Örnek:

The company conducted a performance review for all employees.
Şirket tüm çalışanlar için bir performans değerlendirmesi yaptı.

sell out

/sel aʊt/

(phrasal verb) tükenmek, hepsini satmak, ihanet etmek

Örnek:

The concert tickets sold out in minutes.
Konser biletleri dakikalar içinde tükendi.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren