TOEIC Temel 600 Kelime İçinde Mülk ve Departmanlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'TOEIC Temel 600 Kelime' içinde 'Mülk ve Departmanlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /əˈdʒeɪ.sənt/
(adjective) bitişik, komşu
Örnek:
The school is adjacent to the park.
Okul parka bitişik.
/kəˌlæb.əˈreɪ.ʃən/
(noun) işbirliği, ortak çalışma
Örnek:
The project was a successful collaboration between the two departments.
Proje, iki departman arasındaki başarılı bir işbirliğiydi.
/ˈkɑːn.sən.treɪt/
(verb) konsantre olmak, yoğunlaşmak, konsantre etmek;
(noun) konsantre, yoğunlaştırılmış madde
Örnek:
I need to concentrate on my studies.
Derslerime konsantre olmam gerekiyor.
/kənˈduː.sɪv/
(adjective) elverişli, uygun
Örnek:
The quiet environment was conducive to studying.
Sakin ortam ders çalışmaya elverişliydi.
/dɪsˈrʌp.ʃən/
(noun) kesinti, aksaklık, dönüşüm
Örnek:
The heavy snow caused widespread disruption to travel.
Yoğun kar yağışı seyahatlerde yaygın aksaklıklara neden oldu.
/ˈhæm.pɚ/
(noun) sepet, büyük sepet;
(verb) engellemek, kösteklemek
Örnek:
She put all the dirty clothes into the laundry hamper.
Tüm kirli çamaşırları çamaşır sepetine koydu.
/ˌɪnkənˈsɪdərətli/
(adverb) düşüncesizce, saygısızca, patavatsızca
Örnek:
He parked his car inconsiderately, blocking the driveway.
Arabasını düşüncesizce park ederek garaj yolunu tıkadı.
/ˈlɑː.bi/
(noun) lobi, çıkar grubu, bekleme salonu;
(verb) lobi yapmak, etkilemek
Örnek:
The gun lobby is very powerful in this country.
Silah lobisi bu ülkede çok güçlü.
/muːv ʌp/
(phrasal verb) yükselmek, ilerlemek, yukarı hareket etmek
Örnek:
She hopes to move up in the company quickly.
Şirkette hızla yükselmeyi umuyor.
/ˈoʊ.pən tuː/
(phrase) açık olmak, kabul etmek, açık
Örnek:
We are always open to new ideas.
Her zaman yeni fikirlere açığız.
/ɑːpt/
(verb) seçmek, tercih etmek
Örnek:
You can opt for a refund or a replacement.
Para iadesi veya değişim seçeneğini kullanabilirsiniz.
/ˈskruː.t̬ən.i/
(noun) inceleme, tetkik, denetim
Örnek:
Every detail of the plan came under close scrutiny.
Planın her detayı yakından incelendi.