Avatar of Vocabulary Set Yönetim Kurulu Toplantısı ve Komiteler

TOEIC Temel 600 Kelime İçinde Yönetim Kurulu Toplantısı ve Komiteler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'TOEIC Temel 600 Kelime' içinde 'Yönetim Kurulu Toplantısı ve Komiteler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

adhere to

/ədˈhɪr tuː/

(phrasal verb) yapışmak, tutunmak, uymak

Örnek:

The poster would not adhere to the wall.
Poster duvara yapışmak istemedi.

agenda

/əˈdʒen.də/

(noun) gündem, ajanda, amaç

Örnek:

The first item on the agenda is the budget proposal.
Gündemdeki ilk madde bütçe teklifidir.

bring up

/brɪŋ ʌp/

(phrasal verb) yetiştirmek, büyütmek, dile getirmek

Örnek:

She was brought up by her grandparents.
Büyükannesi ve büyükbabası tarafından büyütüldü.

conclude

/kənˈkluːd/

(verb) sonuçlandırmak, bitirmek, sonuç çıkarmak

Örnek:

The meeting concluded with a vote.
Toplantı bir oylamayla sona erdi.

go ahead

/ˌɡoʊ əˈhed/

(phrasal verb) devam etmek, ilerlemek, onay;

(noun) onay, izin

Örnek:

You can go ahead with your presentation now.
Şimdi sunumunuza devam edebilirsiniz.

goal

/ɡoʊl/

(noun) hedef, amaç, gol

Örnek:

My main goal is to finish this project on time.
Ana hedefim bu projeyi zamanında bitirmek.

lengthy

/ˈleŋ.θi/

(adjective) uzun, uzun süreli

Örnek:

The meeting turned into a lengthy discussion.
Toplantı uzun bir tartışmaya dönüştü.

matter

/ˈmæt̬.ɚ/

(noun) madde, mesele, konu;

(verb) önemli olmak, fark etmek

Örnek:

All living things are composed of matter.
Tüm canlılar maddeden oluşur.

periodically

/ˌpɪr.iˈɑː.dɪ.kəl.i/

(adverb) periyodik olarak, düzenli olarak

Örnek:

The machine needs to be serviced periodically.
Makinenin periyodik olarak bakımı yapılmalıdır.

priority

/praɪˈɔːr.ə.t̬i/

(noun) öncelik, üstünlük

Örnek:

Safety is our top priority.
Güvenlik bizim en büyük önceliğimizdir.

progress

/ˈprɑː.ɡres/

(noun) ilerleme, gelişme;

(verb) ilerlemek, gelişmek

Örnek:

We are making good progress on the project.
Projede iyi ilerleme kaydediyoruz.

waste

/weɪst/

(noun) atık, çöp, israf;

(verb) israf etmek, boşa harcamak, erimek;

(adjective) çorak, boş

Örnek:

The factory produces a lot of chemical waste.
Fabrika çok fazla kimyasal atık üretiyor.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren