Üretim İçinde İş Ekipmanları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Üretim' içinde 'İş Ekipmanları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /məˈʃiː.nɚ.i/
(noun) makine, makineler, mekanizma
Örnek:
The factory uses heavy machinery for production.
Fabrika üretim için ağır makine kullanıyor.
/ɪˈkwɪp.mənt/
(noun) ekipman, donanım
Örnek:
The laboratory is equipped with state-of-the-art equipment.
Laboratuvar son teknoloji ekipmanlarla donatılmıştır.
/kənˈveɪ.ər/
(noun) aktarıcı, taşıyıcı, konveyör
Örnek:
The news agency acted as a conveyor of information.
Haber ajansı bir bilgi aktarıcısı olarak görev yaptı.
/ˈfɔrkˌlift/
(noun) forklift;
(verb) forkliftle kaldırmak, forkliftle taşımak
Örnek:
The worker used a forklift to move the heavy pallets.
İşçi, ağır paletleri taşımak için bir forklift kullandı.
/ɪnˈdʒek.ʃən ˌmoʊl.dɪŋ/
(noun) enjeksiyon kalıplama, enjeksiyon döküm
Örnek:
The plastic components are made using injection molding.
Plastik bileşenler enjeksiyon kalıplama kullanılarak yapılır.
/kənˈveɪ.ər ˌbelt/
(noun) konveyör bant, taşıma bandı
Örnek:
The luggage moved along the conveyor belt to the baggage claim.
Bagaj, konveyör bandı boyunca bagaj alımına doğru ilerledi.
/ˈdʒen.ər.eɪ.t̬ɚ/
(noun) jeneratör, üreteç, üretici
Örnek:
The power went out, so we had to start the generator.
Elektrik kesildi, bu yüzden jeneratörü çalıştırmak zorunda kaldık.
/ˈdrɪl pres/
(noun) matkap presi, sütunlu matkap
Örnek:
He used the drill press to make precise holes in the metal plate.
Metal plakada hassas delikler açmak için matkap presini kullandı.
/ˈɡraɪn.dɚ/
(noun) öğütücü, taşlama makinesi, bileme ustası
Örnek:
He used a coffee grinder to make fresh grounds.
Taze kahve yapmak için kahve öğütücüsü kullandı.
/leɪð/
(noun) torna;
(verb) tornalamak, torna tezgahında işlemek
Örnek:
The craftsman used a lathe to turn the wooden bowl.
Zanaatkar ahşap kaseyi şekillendirmek için bir torna kullandı.
/əˈsem.bli laɪn/
(noun) montaj hattı, üretim hattı
Örnek:
The new car model is produced on a highly automated assembly line.
Yeni otomobil modeli, yüksek otomasyonlu bir montaj hattında üretiliyor.