Avatar of Vocabulary Set Ortak Kelimeler

Üretim İçinde Ortak Kelimeler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Üretim' içinde 'Ortak Kelimeler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

manufacturing

/ˌmæn.jəˈfæk.tʃɚ.ɪŋ/

(noun) üretim, imalat, imalat süreci

Örnek:

The country's economy relies heavily on manufacturing.
Ülke ekonomisi büyük ölçüde üretime dayanmaktadır.

factory

/ˈfæk.tɚ.i/

(noun) fabrika

Örnek:

The new car factory will create many jobs.
Yeni otomobil fabrikası birçok iş imkanı yaratacak.

production line

/prəˈdʌk.ʃən ˌlaɪn/

(noun) üretim hattı, montaj hattı

Örnek:

The new car model is now on the production line.
Yeni araba modeli şimdi üretim hattında.

raw material

/ˌrɑː məˈtɪr.i.əl/

(noun) hammadde

Örnek:

Iron ore is a key raw material for steel production.
Demir cevheri, çelik üretimi için önemli bir hammaddedir.

quality control

/ˈkwɑː.lə.ti kənˈtroʊl/

(noun) kalite kontrol

Örnek:

The company implemented strict quality control measures to ensure product excellence.
Şirket, ürün mükemmelliğini sağlamak için sıkı kalite kontrol önlemleri uyguladı.

inventory

/ˈɪn.vən.tɔːr.i/

(noun) envanter, stok, malzeme listesi;

(verb) envanter çıkarmak, listelemek

Örnek:

The store conducted an annual inventory of all its products.
Mağaza, tüm ürünlerinin yıllık envanterini çıkardı.

supply chain

/səˈplaɪ tʃeɪn/

(noun) tedarik zinciri

Örnek:

Disruptions in the global supply chain can lead to product shortages.
Küresel tedarik zincirindeki aksaklıklar ürün kıtlığına yol açabilir.

automation

/ˌɑː.t̬əˈmeɪ.ʃən/

(noun) otomasyon

Örnek:

The factory increased its efficiency through the implementation of automation.
Fabrika, otomasyonun uygulanmasıyla verimliliğini artırdı.

lean manufacturing

/liːn ˌmæn.jəˈfæk.tʃər.ɪŋ/

(noun) yalın üretim, lean üretim

Örnek:

Many companies are adopting lean manufacturing principles to improve efficiency.
Birçok şirket verimliliği artırmak için yalın üretim prensiplerini benimsiyor.

mass production

/ˌmæs prəˈdʌk.ʃən/

(noun) seri üretim, toplu üretim

Örnek:

The factory specializes in the mass production of electronic components.
Fabrika, elektronik bileşenlerin seri üretimi konusunda uzmanlaşmıştır.

customization

/ˌkʌs.tə.məˈzeɪ.ʃən/

(noun) özelleştirme, kişiselleştirme

Örnek:

The software allows for extensive customization of the user interface.
Yazılım, kullanıcı arayüzünün kapsamlı bir şekilde özelleştirilmesine olanak tanır.

quality assurance

/ˈkwɑː.lə.t̬i əˈʃʊr.əns/

(noun) kalite güvencesi, kalite kontrolü

Örnek:

Our company has a strong quality assurance program to ensure customer satisfaction.
Şirketimizin müşteri memnuniyetini sağlamak için güçlü bir kalite güvence programı bulunmaktadır.

production manager

/prəˈdʌk.ʃən ˌmæn.ɪ.dʒər/

(noun) yapım müdürü, üretim müdürü

Örnek:

The production manager ensured the film stayed on budget.
Yapım müdürü, filmin bütçede kalmasını sağladı.

efficiency

/ɪˈfɪʃ.ən.si/

(noun) verimlilik, etkinlik

Örnek:

The new system improved the efficiency of the production line.
Yeni sistem üretim hattının verimliliğini artırdı.

maintenance

/ˈmeɪn.tən.əns/

(noun) bakım, sürdürme, nafaka

Örnek:

The maintenance of peace is crucial for global stability.
Barışın sürdürülmesi küresel istikrar için çok önemlidir.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren