Konfeksiyon İçinde Giysilerdeki Kumaş Türleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Konfeksiyon' içinde 'Giysilerdeki Kumaş Türleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈkæn.vəs/
(noun) kanvas, branda, tuval;
(verb) oy toplamak, araştırmak
Örnek:
The artist stretched the canvas over a wooden frame.
Sanatçı tuvali ahşap bir çerçeveye gerdi.
/klɑːθ/
(noun) kumaş, bez
Örnek:
She used a piece of cloth to wipe the table.
Masayı silmek için bir parça bez kullandı.
/ˈkɑː.t̬ən/
(noun) pamuk;
(verb) ısınmak, hoşlanmak
Örnek:
This shirt is made of 100% cotton.
Bu gömlek %100 pamuktan yapılmıştır.
/leɪs/
(noun) dantel, bağcık, ip;
(verb) bağlamak, geçirmek, katmak
Örnek:
The wedding dress was adorned with intricate lace.
Gelinlik, karmaşık dantel ile süslenmişti.
/ˈleð.ɚ/
(noun) deri;
(verb) dövmek, kamçılamak
Örnek:
The jacket is made of genuine leather.
Ceket gerçek deriden yapılmış.
/ˈlɪn.ɪn/
(noun) keten, nevresim, çamaşır
Örnek:
The tablecloth was made of fine linen.
Masa örtüsü ince ketenden yapılmıştı.
/ˈnaɪ.lɑːn/
(noun) naylon
Örnek:
Her stockings were made of sheer nylon.
Çorapları şeffaf naylondan yapılmıştı.
/ˈsæt̬.ən/
(noun) saten;
(adjective) saten, parlak
Örnek:
The dress was made of luxurious satin.
Elbise lüks satenden yapılmıştı.
/sɪlk/
(noun) ipek;
(adjective) ipek
Örnek:
The dress was made of pure silk.
Elbise saf ipekten yapılmıştı.
/ˈvel.vɪt/
(noun) kadife;
(adjective) kadifemsi, yumuşak
Örnek:
The dress was made of soft red velvet.
Elbise yumuşak kırmızı kadifeden yapılmıştı.
/wʊl/
(noun) yün, yünlü kumaş
Örnek:
This sweater is made of 100% pure wool.
Bu kazak %100 saf yünden yapılmıştır.