E-Ticaret İçinde Temel E-Ticaret Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'E-Ticaret' içinde 'Temel E-Ticaret' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈiː.kɑːm.ɜːrs/
(noun) e-ticaret, elektronik ticaret
Örnek:
Many businesses have shifted to e-commerce to reach a wider customer base.
Birçok işletme daha geniş bir müşteri tabanına ulaşmak için e-ticarete geçti.
/ˈdɪdʒɪtl ˈmɑːrkɪtɪŋ/
(noun) dijital pazarlama
Örnek:
Our company is investing heavily in digital marketing to reach a wider online audience.
Şirketimiz, daha geniş bir çevrimiçi kitleye ulaşmak için dijital pazarlamaya yoğun yatırım yapıyor.
/ˌsaɪ.bɚ.səˈkjʊr.ə.t̬i/
(noun) siber güvenlik, bilgi güvenliği
Örnek:
The company invested heavily in cybersecurity to protect its sensitive data.
Şirket, hassas verilerini korumak için siber güvenliğe büyük yatırım yaptı.
/ˈmoʊ.bəl ˈkɑː.mɜːrs/
(noun) mobil ticaret, m-ticaret
Örnek:
Many businesses are investing in mobile commerce to reach more customers.
Birçok işletme daha fazla müşteriye ulaşmak için mobil ticarete yatırım yapıyor.
/ˈkʌstəmər ɪkˈspɪriəns/
(noun) müşteri deneyimi
Örnek:
Improving the customer experience is crucial for retaining clients.
Müşteri deneyimini geliştirmek, müşterileri elde tutmak için çok önemlidir.
/ˌes.es.el ˈsɝː.tɪ.fɪ.kət/
(noun) SSL Sertifikası
Örnek:
Installing an SSL Certificate is crucial for securing online transactions.
Çevrimiçi işlemleri güvence altına almak için SSL Sertifikası kurmak çok önemlidir.
/kənˈvɜːrʒən reɪt/
(noun) dönüşüm oranı
Örnek:
Our marketing team is focused on improving the website's conversion rate.
Pazarlama ekibimiz, web sitesinin dönüşüm oranını iyileştirmeye odaklanmıştır.
/fʊlˈfɪl.mənt ˌsen.tər/
(noun) sipariş karşılama merkezi, lojistik merkezi
Örnek:
The company opened a new fulfillment center to handle increased online sales.
Şirket, artan çevrimiçi satışları karşılamak için yeni bir sipariş karşılama merkezi açtı.
/ˈɪnvənˌtɔːri ˈmænɪdʒmənt/
(noun) envanter yönetimi, stok yönetimi
Örnek:
Effective inventory management is crucial for reducing costs and improving efficiency.
Etkili envanter yönetimi, maliyetleri düşürmek ve verimliliği artırmak için çok önemlidir.
/ˈdɪdʒ.ɪ.təl ˈwɑːl.ɪt/
(noun) dijital cüzdan, e-cüzdan
Örnek:
I paid for my groceries using my digital wallet on my phone.
Market alışverişimi telefonumdaki dijital cüzdanımı kullanarak ödedim.
/ɔːɡˈmɛntɪd riˈælɪti/
(noun) artırılmış gerçeklik
Örnek:
Many new mobile games are using augmented reality to enhance the user experience.
Birçok yeni mobil oyun, kullanıcı deneyimini geliştirmek için artırılmış gerçeklik kullanıyor.
/ˈtʃæt.bɑːt/
(noun) chatbot
Örnek:
Many companies use chatbots to handle customer service inquiries.
Birçok şirket müşteri hizmetleri sorgularını ele almak için chatbot kullanır.
/ˌkrɔːsˈsel.ɪŋ/
(noun) çapraz satış
Örnek:
The bank encouraged cross-selling of insurance products to its loan customers.
Banka, kredi müşterilerine sigorta ürünlerinin çapraz satışını teşvik etti.
/əˈfɪl.i.ət ˈmɑːr.kɪ.tɪŋ/
(noun) satış ortaklığı pazarlaması, affiliate pazarlama
Örnek:
Many bloggers use affiliate marketing to monetize their content by recommending products.
Birçok blog yazarı, ürünleri tavsiye ederek içeriklerinden para kazanmak için satış ortaklığı pazarlaması kullanır.
/ˌeɪ.piːˈaɪ/
(abbreviation) API
Örnek:
Developers use an API to integrate different software components.
Geliştiriciler, farklı yazılım bileşenlerini entegre etmek için bir API kullanır.
/ˈdɪdʒɪtl ˈkɜːrənsi/
(noun) dijital para birimi
Örnek:
Bitcoin is a well-known example of a digital currency.
Bitcoin, dijital para biriminin bilinen bir örneğidir.
/ˌes.iːˈoʊ/
(abbreviation) SEO, arama motoru optimizasyonu
Örnek:
Our company specializes in providing effective SEO strategies for businesses.
Şirketimiz, işletmeler için etkili SEO stratejileri sunma konusunda uzmanlaşmıştır.
/ˈmɑːr.kɪt.pleɪs/
(noun) pazar yeri, çarşı, piyasa
Örnek:
The old town square used to be a bustling marketplace.
Eski şehir meydanı eskiden hareketli bir pazar yeriydi.
/ˌes.eɪ.eɪsˈes/
(abbreviation) Hizmet Olarak Yazılım, SaaS
Örnek:
Many businesses are moving to SaaS solutions for their operations.
Birçok işletme operasyonları için SaaS çözümlerine geçiyor.