Avatar of Vocabulary Set İş İlişkileri

Yönetim ve İnsan Kaynakları İçinde İş İlişkileri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Yönetim ve İnsan Kaynakları' içinde 'İş İlişkileri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

employee relations

/ɪmˈplɔɪ.iː rɪˈleɪ.ʃənz/

(noun) çalışan ilişkileri

Örnek:

Good employee relations are crucial for a productive workplace.
İyi çalışan ilişkileri, verimli bir iş yeri için çok önemlidir.

labor law

/ˈleɪbər lɔː/

(noun) iş hukuku, iş kanunu

Örnek:

Our company strictly adheres to all applicable labor laws.
Şirketimiz tüm geçerli iş kanunlarına sıkı sıkıya uyar.

collective bargaining

/kəˌlektɪv ˈbɑːrɡənɪŋ/

(noun) toplu pazarlık

Örnek:

The union engaged in collective bargaining with the company management.
Sendika, şirket yönetimiyle toplu pazarlık yaptı.

termination

/ˌtɝː.məˈneɪ.ʃən/

(noun) sona erme, fesih, işten çıkarma

Örnek:

The termination of the contract was mutually agreed upon.
Sözleşmenin feshi karşılıklı olarak kabul edildi.

employee handbook

/ɪmˈplɔɪ.iː ˈhænd.bʊk/

(noun) çalışan el kitabı, personel el kitabı

Örnek:

All new hires receive an employee handbook on their first day.
Tüm yeni işe alınanlar ilk günlerinde bir çalışan el kitabı alırlar.

employee assistance program

/ɪmˈplɔɪ.i əˈsɪs.təns ˈproʊ.ɡræm/

(noun) çalışan destek programı

Örnek:

Many companies offer an employee assistance program to support their staff.
Birçok şirket, çalışanlarını desteklemek için bir çalışan destek programı sunar.

employee satisfaction

/ɪmˈplɔɪ.iː ˌsæt.ɪsˈfæk.ʃən/

(noun) çalışan memnuniyeti

Örnek:

Improving employee satisfaction is a key goal for our HR department.
Çalışan memnuniyetini artırmak, İnsan Kaynakları departmanımızın temel hedefidir.

employee turnover

/ɪmˈplɔɪ.iː ˈtɜːrn.oʊ.vər/

(noun) çalışan devir hızı, personel sirkülasyonu

Örnek:

High employee turnover can be costly for businesses.
Yüksek çalışan devir hızı işletmeler için maliyetli olabilir.

resign

/rɪˈzaɪn/

(verb) istifa etmek, görevden ayrılmak, boyun eğmek

Örnek:

She decided to resign from her position as CEO.
CEO'luk görevinden istifa etmeye karar verdi.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren