Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 8-9) İçinde Spor Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 8-9)' içinde 'Spor' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈkɝː.lɪŋ/
(noun) körling;
(adjective) kıvrılan, sarılan
Örnek:
She joined a curling club to learn the sport.
Sporu öğrenmek için bir körling kulübüne katıldı.
/ˈkrɑːs.fɪt/
(trademark) CrossFit
Örnek:
She trains for CrossFit competitions every day.
Her gün CrossFit yarışmaları için antrenman yapıyor.
/ˈpær.ə.ʃuː.tɪŋ/
(noun) paraşütle atlama, paraşütçülük;
(verb) paraşütle atlamak
Örnek:
She loves extreme sports like bungee jumping and parachuting.
Bungee jumping ve paraşütle atlama gibi ekstrem sporları seviyor.
/ləˈkrɑːs/
(noun) lakros
Örnek:
He plays lacrosse for his university team.
Üniversite takımı için lakros oynuyor.
/siːd/
(noun) tohum, çekirdek, kaynak;
(verb) ekmek, tohumlamak, çekirdeklerini çıkarmak
Örnek:
Plant the seed in fertile soil.
Tohumu verimli toprağa ek.
/ˈwaɪld kɑrd/
(noun) joker kartı, joker, sürpriz
Örnek:
In this game, the joker is a wild card.
Bu oyunda joker bir joker kartıdır.
/dɪˈkæθ.lɑːn/
(noun) dekatlon
Örnek:
He trained for years to compete in the decathlon.
Dekatlonda yarışmak için yıllarca antrenman yaptı.
/ˈtaɪt̬.əl.ɪst/
(noun) şampiyon, unvan sahibi
Örnek:
The reigning titlist successfully defended her championship.
Hüküm süren şampiyon unvanını başarıyla savundu.
/kənˈten.dɚ/
(noun) aday, rakip, yarışmacı
Örnek:
She is a strong contender for the championship title.
Şampiyonluk unvanı için güçlü bir aday.
/ˈrʊk.i/
(noun) çaylak, acemi;
(adjective) çaylak, deneyimsiz
Örnek:
He's still a rookie in the company, so be patient with him.
Şirkette hala bir çaylak, bu yüzden ona karşı sabırlı ol.
/ˈpleɪ.ɑːf/
(noun) play-off, eleme maçı
Örnek:
The team made it to the championship playoff.
Takım şampiyonluk play-off'una kaldı.
/ˈɡrænd.stænd ˌfɪn.ɪʃ/
(noun) muhteşem bitiriş, heyecanlı final
Örnek:
The race ended with a thrilling grandstand finish, with the lead changing hands in the final meters.
Yarış, son metrelerde liderliğin el değiştirdiği heyecan verici bir tribün finişiyle sona erdi.
/moʊst ˌvæl.jə.bəl ˈpleɪ.ər/
(noun) en değerli oyuncu, MVP
Örnek:
LeBron James has won the Most Valuable Player award multiple times in his career.
LeBron James kariyerinde birçok kez En Değerli Oyuncu ödülünü kazandı.