Avatar of Vocabulary Set Sağlık

Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7) İçinde Sağlık Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7)' içinde 'Sağlık' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

detox

/ˈdiː.tɑːks/

(noun) detoks, zehir atma;

(verb) detoks yapmak, zehir atmak

Örnek:

She went on a juice detox for a week.
Bir hafta boyunca meyve suyu detoksu yaptı.

rehabilitation

/ˌriː.həˌbɪl.əˈteɪ.ʃən/

(noun) rehabilitasyon, iyileştirme, yenileme

Örnek:

The patient is undergoing rehabilitation after a stroke.
Hasta felç sonrası rehabilitasyon görüyor.

check-up

/ˈtʃek.ʌp/

(noun) kontrol, sağlık kontrolü, denetim

Örnek:

I have a dental check-up next week.
Gelecek hafta diş kontrolüm var.

cardio

/ˈkɑːr.di.oʊ/

(noun) kardiyo, kardiyo egzersizi

Örnek:

I do 30 minutes of cardio every morning.
Her sabah 30 dakika kardiyo yapıyorum.

stamina

/ˈstæm.ə.nə/

(noun) dayanıklılık, güç

Örnek:

Running a marathon requires great stamina.
Maraton koşmak büyük dayanıklılık gerektirir.

hygiene

/ˈhaɪ.dʒiːn/

(noun) hijyen, temizlik

Örnek:

Good personal hygiene is essential for preventing the spread of germs.
İyi kişisel hijyen, mikropların yayılmasını önlemek için çok önemlidir.

mindfulness

/ˈmaɪnd.fəl.nəs/

(noun) farkındalık, bilinçlilik

Örnek:

Practicing mindfulness can reduce stress.
Farkındalık pratiği stresi azaltabilir.

metabolism

/məˈtæb.əl.ɪ.zəm/

(noun) metabolizma

Örnek:

Exercise can boost your metabolism.
Egzersiz metabolizmanızı hızlandırabilir.

immunity

/ɪˈmjuː.nə.t̬i/

(noun) bağışıklık, dokunulmazlık, muafiyet

Örnek:

Vaccination provides long-lasting immunity against many diseases.
Aşılama, birçok hastalığa karşı uzun süreli bağışıklık sağlar.

growth

/ɡroʊθ/

(noun) büyüme, artış, gelişme

Örnek:

The company experienced rapid growth in the last quarter.
Şirket son çeyrekte hızlı bir büyüme yaşadı.

health insurance

/ˈhelθ ɪnˌʃʊr.əns/

(noun) sağlık sigortası

Örnek:

Do you have health insurance?
Sağlık sigortanız var mı?

bloom

/bluːm/

(noun) çiçek, çiçeklenme, canlanma;

(verb) çiçek açmak, çiçeklenmek, canlanmak

Örnek:

The rose bush was covered in beautiful blooms.
Gül çalısı güzel çiçeklerle kaplıydı.

get back

/ɡɛt bæk/

(phrasal verb) geri dönmek, dönmek, geri almak

Örnek:

I need to get back home before it gets dark.
Hava kararmadan eve geri dönmem gerekiyor.

get over

/ɡet ˈoʊ.vər/

(phrasal verb) atlatmak, üstesinden gelmek, aşmak

Örnek:

It took her a long time to get over the flu.
Gripten kurtulması uzun zaman aldı.

bounce back

/baʊns bæk/

(phrasal verb) toparlanmak, geri dönmek, iyileşmek

Örnek:

After losing the game, the team managed to bounce back with a strong win.
Maçı kaybettikten sonra takım, güçlü bir galibiyetle geri dönmeyi başardı.

vitality

/vaɪˈtæl.ə.t̬i/

(noun) canlılık, hayat dolu olma, enerji

Örnek:

She is a woman of great vitality and enthusiasm.
Büyük bir canlılık ve coşkuya sahip bir kadın.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren