Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7) İçinde Meydan okumak Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7)' içinde 'Meydan okumak' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(adjective) yorucu, zahmetli, külfetli;
(verb) vergilendirmek, zorlamak
Örnek:
(adjective) yorucu, zahmetli, çetin
Örnek:
(adjective) zahmetli, meşakkatli, zorlu
Örnek:
(adjective) külfetli, ağır, zahmetli
Örnek:
(adjective) titiz, eksiksiz, dikkatli
Örnek:
(adjective) sıkıcı, usandırıcı, monoton
Örnek:
(adjective) çok yorucu, zahmetli, ağır
Örnek:
(adjective) zahmetli, yorucu, çetin
Örnek:
(adjective) sert, katı;
(noun) kıç, arka kısım
Örnek:
(adjective) acil, önemli;
(noun) presleme, baskı
Örnek:
(adjective) çözülmesi zor, inatçı, yola gelmez
Örnek:
(adjective) kalıcı, dayanıklı, sürekli
Örnek:
(verb) ele almak, mücadele etmek, müdahale;
(noun) donanım, takım, hücum hattı oyuncusu
Örnek:
(verb) katlanmak, dayanmak, sürmek
Örnek:
(verb) üstesinden gelmek, yenmek, kapılmak;
(adjective) bitkin, üzgün
Örnek:
(phrasal verb) üstlenmek, kabul etmek, işe almak
Örnek:
(noun) omuz, banket, yol kenarı;
(verb) omuzlamak, üstlenmek
Örnek:
(verb) geçirmek, uğramak, maruz kalmak
Örnek:
(verb) dayanmak, karşı koymak, direnmek
Örnek:
(verb) etkisiz hale getirmek, yenmek, bastırmak
Örnek:
(phrasal verb) üstüne çıkmak, üstesinden gelmek
Örnek:
(verb) daha uzun dayanmak, daha uzun yaşamak
Örnek:
(verb) boğmak, büyülemek, ezmek
Örnek:
(verb) katılmak, devam etmek, ilgilenmek
Örnek:
(phrasal verb) yüzleşmek, kabullenmek
Örnek:
(verb) karşı gelmek, meydan okumak
Örnek:
(verb) sebat etmek, direnmek, yılmamak
Örnek:
(verb) üstlenmek, girişmek, yapmak
Örnek:
(noun) efendi, sahip, hakim;
(verb) ustalaşmak, öğrenmek, üstesinden gelmek;
(adjective) usta, uzman
Örnek:
(verb) güreşmek, boğuşmak, çabalamak;
(noun) güreş, mücadele
Örnek:
(verb) çözmek, halletmek, karar vermek;
(noun) kararlılık, azim
Örnek: