Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Teşvik ve Cesaret Kırma Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Teşvik ve Cesaret Kırma' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /pɚˈsweɪd/
(verb) ikna etmek, razı etmek, inandırmak
Örnek:
She tried to persuade him to change his mind.
Onu fikrini değiştirmeye ikna etmeye çalıştı.
/ˈɪn.flu.əns/
(noun) etki, nüfuz, influencer;
(verb) etkilemek
Örnek:
His parents had a strong influence on his career choice.
Ailesinin kariyer seçimi üzerinde güçlü bir etkisi vardı.
/ɡaɪd/
(noun) rehber, kılavuz;
(verb) yönlendirmek, rehberlik etmek, etkilemek
Örnek:
Our tour guide was very knowledgeable about the city's history.
Tur rehberimiz şehrin tarihi hakkında çok bilgiliydi.
/ɪnˈspaɪr/
(verb) ilham vermek, esinlendirmek, uyandırmak
Örnek:
His courage inspired everyone around him.
Cesareti etrafındaki herkesi ilhamlandırdı.
/məˈnɪp.jə.leɪt/
(verb) manipüle etmek, kullanmak, etkilemek
Örnek:
He skillfully manipulated the controls of the drone.
Drone'un kontrollerini ustaca manipüle etti.
/kənˈvɪns/
(verb) ikna etmek
Örnek:
I hope this will convince you to change your mind.
Umarım bu, fikrinizi değiştirmeye ikna eder.
/ɪmˈpres/
(verb) etkilemek, izlenim bırakmak, damgalamak
Örnek:
His performance really impressed the judges.
Performansı jüriyi gerçekten etkiledi.
/ˈmoʊ.t̬ə.veɪt/
(verb) motive etmek, teşvik etmek
Örnek:
He is highly motivated by success.
Başarı onu çok motive ediyor.
/ɪnˈkɝː.ɪdʒ/
(verb) teşvik etmek, cesaretlendirmek, geliştirmek
Örnek:
We encourage students to read widely.
Öğrencileri geniş çapta okumaya teşvik ediyoruz.
/dɪˈskɝː.ɪdʒ/
(verb) cesaretini kırmak, vazgeçirmek, engellemek
Örnek:
His parents tried to discourage him from pursuing a career in music.
Ailesi onu müzik kariyeri yapmaktan vazgeçirmeye çalıştı.