Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Deneyin ve Önleyin Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Deneyin ve Önleyin' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /traɪ/
(verb) denemek, çalışmak, test etmek;
(noun) deneme, çaba
Örnek:
I will try to finish the report by tomorrow.
Raporu yarına kadar bitirmeye çalışacağım.
/əˈtempt/
(noun) girişim, deneme;
(verb) çalışmak, denemek
Örnek:
He made an attempt to climb the mountain.
Dağa tırmanmak için bir girişimde bulundu.
/faɪt/
(noun) kavga, dövüş, mücadele;
(verb) kavga etmek, savaşmak, mücadele etmek
Örnek:
The two boxers were ready for a big fight.
İki boksör büyük bir dövüş için hazırdı.
/ɪˈskeɪp/
(verb) kaçmak, kurtulmak, sızmak;
(noun) kaçış, kurtuluş
Örnek:
The prisoner managed to escape from jail.
Mahkum hapishaneden kaçmayı başardı.
/fliː/
(verb) kaçmak, firar etmek, sakınmak
Örnek:
The family had to flee their home due to the war.
Aile savaş nedeniyle evlerinden kaçmak zorunda kaldı.
/əˈvɔɪd/
(verb) kaçınmak, sakınmak
Örnek:
She tried to avoid eye contact.
Göz temasından kaçınmaya çalıştı.
/ɡet əˈweɪ/
(phrasal verb) kaçmak, uzaklaşmak, tatile çıkmak
Örnek:
I need to get away for a few days.
Birkaç günlüğüne uzaklaşmam gerekiyor.
/prɪˈvent/
(verb) önlemek, engellemek, alıkoymak
Örnek:
The new policy aims to prevent fraud.
Yeni politika dolandırıcılığı önlemeyi amaçlıyor.
/blɑːk/
(noun) blok, parça, bina;
(verb) engellemek, tıkamak, önlemek
Örnek:
He used a concrete block to prop open the door.
Kapıyı açık tutmak için bir beton blok kullandı.
/ˌkaʊn.t̬ɚˈækt/
(verb) etkisiz hale getirmek, karşı koymak
Örnek:
The government is taking measures to counteract the effects of inflation.
Hükümet, enflasyonun etkilerini etkisiz hale getirmek için önlemler alıyor.
/skriːm/
(noun) çığlık, bağırma;
(verb) çığlık atmak, bağırmak
Örnek:
She let out a loud scream when she saw the spider.
Örümceği görünce yüksek bir çığlık attı.