Avatar of Vocabulary Set Saygı ve Kabul

IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9) İçinde Saygı ve Kabul Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9)' içinde 'Saygı ve Kabul' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

felicitate

/fəˈlɪs.ɪ.teɪt/

(verb) tebrik etmek

Örnek:

We gathered to felicitate the newlywed couple on their marriage.
Yeni evli çifti evlilikleri için tebrik etmek üzere toplandık.

salute

/səˈluːt/

(noun) selam, saygı duruşu;

(verb) selamlamak, saygı duruşunda bulunmak

Örnek:

The soldiers exchanged salutes.
Askerler selamlaştılar.

laud

/lɑːd/

(verb) övmek, yüceltmek;

(noun) övgü, ilahisi

Örnek:

The critics lauded her performance in the play.
Eleştirmenler oyundaki performansını övüldü.

revere

/rɪˈvɪr/

(verb) saygı duymak, tapmak

Örnek:

Many cultures revere their ancestors.
Birçok kültür atalarını saygı duyar.

eulogize

/ˈjuː.lə.dʒaɪz/

(verb) övmek, yüceltmek

Örnek:

He was asked to eulogize his late grandfather at the funeral.
Cenazede merhum dedesini övmesi istendi.

enshrine

/ɪnˈʃraɪn/

(verb) muhafaza etmek, içine almak, güvence altına almak

Örnek:

A chapel was built to enshrine the saint's remains.
Azizin kalıntılarını muhafaza etmek için bir şapel inşa edildi.

venerate

/ˈven.ɚ.eɪt/

(verb) saygı duymak, tapmak

Örnek:

Mother Teresa is venerated as a saint.
Rahibe Teresa bir azize olarak saygı görüyor.

commend

/kəˈmend/

(verb) takdir etmek, övmek, tavsiye etmek

Örnek:

The police officer was commended for his bravery.
Polis memuru cesaretinden dolayı takdir edildi.

sing the praises of

/sɪŋ ðə ˈpreɪzɪz əv/

(idiom) övmek, methetmek

Örnek:

She always sings the praises of her new car.
O her zaman yeni arabasının övüyor.

extol

/ɪkˈstoʊl/

(verb) övmek, yüceltmek, methetmek

Örnek:

He would always extol the virtues of his wife.
Her zaman karısının erdemlerini övüyordu.

hallow

/ˈhæl.oʊ/

(verb) kutsamak, mukaddes kılmak

Örnek:

The ground was hallowed by the sacrifices of the soldiers.
Toprak, askerlerin fedakarlıklarıyla kutsandı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren