Avatar of Vocabulary Set Tarz Zarfları

IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9) İçinde Tarz Zarfları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9)' içinde 'Tarz Zarfları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

imprecisely

/ˌɪm.prəˈsaɪs.li/

(adverb) hatalı bir şekilde, kesin olmayan bir şekilde

Örnek:

The data was collected imprecisely, leading to unreliable results.
Veriler hatalı bir şekilde toplandı ve güvenilmez sonuçlara yol açtı.

viciously

/ˈvɪʃ.əs.li/

(adverb) vahşice, insafsızca, şiddetle

Örnek:

The dog viciously attacked the intruder.
Köpek davetsiz misafire vahşice saldırdı.

jovially

/ˈdʒoʊ.vi.ə.li/

(adverb) neşeyle, keyifle

Örnek:

He greeted his old friends jovially at the reunion.
Yeniden buluşmada eski arkadaşlarını neşeyle selamladı.

daintily

/ˈdeɪn.t̬əl.i/

(adverb) zarifçe, narin bir şekilde

Örnek:

She daintily picked up the teacup with her pinky finger extended.
Serçe parmağını uzatarak çay fincanını zarifçe kaldırdı.

fiercely

/ˈfɪrs.li/

(adverb) şiddetle, kıyasıya

Örnek:

The wind blew fierceley across the open plains.
Rüzgar açık ovalarda şiddetle esti.

stealthily

/ˈstel.θəl.i/

(adverb) gizlice, sessizce

Örnek:

The cat crept stealthily toward the bird.
Kedi kuşa doğru gizlice sokuldu.

diligently

/ˈdɪl.ə.dʒənt.li/

(adverb) özenle, gayretle, titizlikle

Örnek:

She worked diligently to complete the project on time.
Projeyi zamanında tamamlamak için özenle çalıştı.

gracefully

/ˈɡreɪs.fəl.i/

(adverb) zarifçe, incelikle, onurlu bir şekilde

Örnek:

The ballerina moved gracefully across the stage.
Balet dansçısı sahnede zarifçe hareket etti.

briskly

/ˈbrɪsk.li/

(adverb) hızla, canlı bir şekilde, enerjik bir şekilde

Örnek:

She walked briskly to catch the bus.
Otobüse yetişmek için hızla yürüdü.

steadily

/ˈsted.əl.i/

(adverb) istikrarlı bir şekilde, düzenli olarak, sabit

Örnek:

The rain fell steadily for hours.
Yağmur saatlerce aralıksız yağdı.

erratically

/ɪˈræt̬.ɪ.kəl.i/

(adverb) düzensizce, tutarsızca

Örnek:

The car was veering erratically across the road.
Araba yolda düzensiz bir şekilde yalpalamaktaydı.

intently

/ɪnˈtent.li/

(adverb) dikkatle, can kulağıyla, yoğun bir şekilde

Örnek:

She listened intently to every word he said.
Söylediği her kelimeyi dikkatle dinledi.

emphatically

/emˈfæt̬.ɪ.kəl.i/

(adverb) vurgulayarak, kesin bir dille

Örnek:

She emphatically denied the allegations.
İddiaları kesin bir dille reddetti.

subconsciously

/ˌsʌbˈkɑːn.ʃəs.li/

(adverb) bilinçaltı bir şekilde, farkında olmadan

Örnek:

I think I subconsciously avoided the topic because it was painful.
Sanırım acı verici olduğu için konudan bilinçaltı bir şekilde kaçındım.

unwarily

/ʌnˈwer.əl.i/

(adverb) dikkatsizce, tedbirsizce

Örnek:

He stepped unwarily onto the thin ice.
İnce buzun üzerine dikkatsizce bastı.

reluctantly

/rɪˈlʌk.tənt.li/

(adverb) istemeyerek, gönülsüzce

Örnek:

He reluctantly agreed to help with the project.
Projeye istemeyerek yardım etmeyi kabul etti.

spontaneously

/spɑːnˈteɪ.ni.əs.li/

(adverb) kendiliğinden, spontane, doğal olarak

Örnek:

The crowd began to cheer spontaneously.
Kalabalık kendiliğinden tezahürat yapmaya başladı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren