IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Hız Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Hız' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /sloʊ/
(adjective) yavaş, anlayışı kıt;
(adverb) yavaşça;
(verb) yavaşlatmak, hızını azaltmak
Örnek:
The car was going too slow.
Araba çok yavaş gidiyordu.
/fæst/
(adjective) hızlı, çabuk, sıkı;
(adverb) hızlı, sıkıca, sağlamca;
(verb) oruç tutmak;
(noun) oruç
Örnek:
A cheetah is a very fast runner.
Çita çok hızlı bir koşucudur.
/kwɪk/
(adjective) hızlı, çabuk, kısa;
(adverb) hızlıca, çabucak
Örnek:
He made a quick decision.
Hızlı bir karar verdi.
/ˌhaɪˈspiːd/
(adjective) yüksek hızlı, hızlı
Örnek:
The new train is a high-speed model.
Yeni tren yüksek hızlı bir modeldir.
/ˈræp.ɪd/
(adjective) hızlı, çabuk
Örnek:
The company experienced rapid growth in the last quarter.
Şirket son çeyrekte hızlı bir büyüme yaşadı.
/ˈspiː.di/
(adjective) hızlı, çabuk
Örnek:
The car was incredibly speedy on the highway.
Araba otoyolda inanılmaz hızlıydı.
/ˈliː.ʒɚ.li/
(adjective) keyifli, rahat, telaşsız;
(adverb) keyifli bir şekilde, rahatça, telaşsızca
Örnek:
They took a leisurely stroll through the park.
Parkta keyifli bir gezinti yaptılar.
/ˈɡrædʒ.u.əl/
(adjective) aşamalı, tedrici
Örnek:
There has been a gradual improvement in her health.
Sağlığında kademe kademe bir iyileşme oldu.
/breɪk/
(noun) fren;
(verb) fren yapmak
Örnek:
She pressed the brake pedal firmly.
Fren pedalına sıkıca bastı.
/sloʊ daʊn/
(phrasal verb) yavaşlamak, hızını azaltmak
Örnek:
You need to slow down when you're driving in a residential area.
Yerleşim bölgesinde araba kullanırken yavaşlaman gerekiyor.