Avatar of Vocabulary Set Sosyal davranış

IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Sosyal davranış Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Sosyal davranış' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

outgoing

/ˈaʊt.ɡoʊ.ɪŋ/

(adjective) dışa dönük, sosyal, giden

Örnek:

She's a very outgoing person who loves meeting new people.
Yeni insanlarla tanışmayı seven çok dışa dönük bir insan.

sociable

/ˈsoʊ.ʃə.bəl/

(adjective) sosyal, cana yakın

Örnek:

She's a very sociable person who loves meeting new people.
Yeni insanlarla tanışmayı seven çok sosyal bir insan.

friendly

/ˈfrend.li/

(adjective) cana yakın, arkadaş canlısı, dostu

Örnek:

She has a very friendly smile.
Çok cana yakın bir gülümsemesi var.

flexible

/ˈflek.sə.bəl/

(adjective) esnek, bükülebilir, uyarlanabilir

Örnek:

The yoga instructor showed us how to make our bodies more flexible.
Yoga eğitmeni bize vücudumuzu nasıl daha esnek yapacağımızı gösterdi.

shy

/ʃaɪ/

(adjective) utangaç, çekingen, ürkek;

(verb) fırlatmak, atmak, ürkmek;

(noun) ürküntü, sıçrama

Örnek:

She was too shy to ask him to dance.
Onu dansa davet edemeyecek kadar utangaçtı.

charismatic

/ˌker.ɪzˈmæt̬.ɪk/

(adjective) karizmatik

Örnek:

He was a charismatic leader who could inspire his followers.
Takipçilerine ilham verebilen karizmatik bir liderdi.

quiet

/ˈkwaɪ.ət/

(adjective) sessiz, sakin, huzurlu;

(verb) susturmak, sakinleşmek;

(adverb) sessizce, sakin bir şekilde

Örnek:

The library is a very quiet place.
Kütüphane çok sessiz bir yerdir.

talkative

/ˈtɑː.kə.t̬ɪv/

(adjective) konuşkan, geveze

Örnek:

She's a very talkative person and loves to share stories.
Çok konuşkan bir insan ve hikayeler paylaşmayı seviyor.

unfriendly

/ʌnˈfrend.li/

(adjective) samimiyetsiz, düşmanca, soğuk

Örnek:

The new neighbor seemed very unfriendly.
Yeni komşu çok samimiyetsiz görünüyordu.

antisocial

/ˌæn.t̬iˈsoʊ.ʃəl/

(adjective) asosyal, toplum karşıtı, topluma zararlı

Örnek:

He's been very antisocial lately, refusing all invitations.
Son zamanlarda çok asosyal, tüm davetleri reddediyor.

indifferent

/ɪnˈdɪf.ɚ.ənt/

(adjective) kayıtsız, ilgisiz, vasat

Örnek:

She was indifferent to his pleas for help.
Yardım çağrılarına kayıtsızdı.

rude

/ruːd/

(adjective) kaba, saygısız, müstehcen

Örnek:

It's rude to interrupt when someone is speaking.
Biri konuşurken sözünü kesmek kaba bir davranıştır.

polite

/pəˈlaɪt/

(adjective) kibar, nazik

Örnek:

It's important to be polite to your elders.
Yaşlılara karşı kibar olmak önemlidir.

courteous

/ˈkɝː.t̬i.əs/

(adjective) nazik, kibar

Örnek:

The hotel staff were extremely courteous and helpful.
Otel personeli son derece nazik ve yardımseverdi.

aggressive

/əˈɡres.ɪv/

(adjective) agresif, saldırgan, kararlı

Örnek:

The dog became aggressive when a stranger approached.
Bir yabancı yaklaştığında köpek agresifleşti.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren