IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Yönetmek Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Yönetmek' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ədˌmɪn.əˈstreɪ.ʃən/
(noun) yönetim, idare
Örnek:
The efficient administration of the project led to its success.
Projenin verimli yönetimi başarısına yol açtı.
/ɪmˈplɔɪ.iː/
(noun) çalışan, işçi
Örnek:
The company has over 500 employees worldwide.
Şirketin dünya genelinde 500'den fazla çalışanı var.
/ɪmˈplɔɪ.ɚ/
(noun) işveren
Örnek:
My employer offers great benefits.
İşverenim harika faydalar sunuyor.
/koʊˌɑː.pəˈreɪ.ʃən/
(noun) işbirliği, kooperasyon
Örnek:
International cooperation is essential for solving global issues.
Küresel sorunları çözmek için uluslararası işbirliği şarttır.
/ˈɪn.t̬ɚ.vjuː/
(noun) mülakat, röportaj;
(verb) mülakat yapmak, röportaj yapmak
Örnek:
She has an interview for a new job tomorrow.
Yarın yeni bir iş için mülakatı var.
/ˈliː.dɚ.ʃɪp/
(noun) liderlik, yönetim, liderler
Örnek:
Effective leadership is crucial for the success of any team.
Etkili liderlik, herhangi bir ekibin başarısı için çok önemlidir.
/ˈmɪʃ.ən/
(noun) misyon, görev, amaç;
(verb) görevlendirmek, misyon vermek
Örnek:
The diplomatic mission aimed to restore peace in the region.
Diplomatik misyon, bölgede barışı yeniden tesis etmeyi amaçlıyordu.
/ˌɑː.pəˈreɪ.ʃən/
(noun) ameliyat, cerrahi müdahale, işleyiş
Örnek:
The patient underwent a successful heart operation.
Hasta başarılı bir kalp ameliyatı geçirdi.
/ˌɔːr.ɡən.əˈzeɪ.ʃən/
(noun) organizasyon, kuruluş, düzenleme
Örnek:
The company is a large international organization.
Şirket büyük bir uluslararası organizasyondur.
/ˌkɔːr.pəˈreɪ.ʃən/
(noun) şirket, kuruluş, anonim şirket
Örnek:
She works for a multinational corporation.
Çok uluslu bir şirket için çalışıyor.
/dɪˈpɑːrt.mənt/
(noun) departman, bölüm, büyük mağaza
Örnek:
She works in the marketing department.
Pazarlama departmanında çalışıyor.