Avatar of Vocabulary Set Çevre

IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Çevre Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Çevre' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

ecosystem

/ˈiː.koʊˌsɪs.təm/

(noun) ekosistem, karmaşık ağ

Örnek:

The rainforest is a complex ecosystem with diverse plant and animal life.
Yağmur ormanı, çeşitli bitki ve hayvan yaşamına sahip karmaşık bir ekosistemdir.

habitat

/ˈhæb.ə.tæt/

(noun) yaşam alanı, habitat

Örnek:

The panda's natural habitat is the bamboo forest.
Pandanın doğal yaşam alanı bambu ormanıdır.

conservation

/ˌkɑːn.sɚˈveɪ.ʃən/

(noun) koruma, muhafaza, tasarruf

Örnek:

Wildlife conservation efforts are crucial for endangered species.
Yaban hayatı koruma çabaları, nesli tükenmekte olan türler için hayati öneme sahiptir.

natural resources

/ˌnætʃ.ər.əl ˈriː.sɔːr.sɪz/

(plural noun) doğal kaynaklar

Örnek:

The country is rich in natural resources like oil and gas.
Ülke, petrol ve gaz gibi doğal kaynaklar açısından zengindir.

sustainability

/səˌsteɪ.nəˈbɪl.ə.t̬i/

(noun) sürdürülebilirlik, çevresel sürdürülebilirlik

Örnek:

The sustainability of the economic growth is a key concern.
Ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği temel bir endişe kaynağıdır.

photosynthesis

/ˌfoʊ.t̬oʊˈsɪn.θə.sɪs/

(noun) fotosentez

Örnek:

Plants produce oxygen as a byproduct of photosynthesis.
Bitkiler, fotosentez yan ürünü olarak oksijen üretirler.

wildlife

/ˈwaɪld.laɪf/

(noun) yaban hayatı, vahşi yaşam

Örnek:

The national park is home to diverse wildlife.
Milli park, çeşitli yaban hayatına ev sahipliği yapmaktadır.

endangered species

/ɪnˈdeɪndʒərd ˈspiːʃiːz/

(noun) nesli tükenmekte olan tür, tehlike altındaki türler

Örnek:

The giant panda is an endangered species.
Dev panda nesli tükenmekte olan bir türdür.

nature

/ˈneɪ.tʃɚ/

(noun) doğa, karakter, öz

Örnek:

Let's go for a walk in nature.
Doğada yürüyüşe çıkalım.

ozone layer

/ˈoʊ.zoʊn ˌleɪ.ər/

(noun) ozon tabakası

Örnek:

The depletion of the ozone layer is a major environmental concern.
Ozon tabakasının incelmesi büyük bir çevre sorunudur.

marine

/məˈriːn/

(adjective) deniz, denizcilik, gemicilik;

(noun) deniz piyadesi, bahriyeli

Örnek:

The scientist studies marine life.
Bilim insanı deniz yaşamını inceliyor.

recycling

/ˌriːˈsaɪ.klɪŋ/

(noun) geri dönüşüm

Örnek:

We need to improve our recycling efforts to protect the environment.
Çevreyi korumak için geri dönüşüm çabalarımızı geliştirmeliyiz.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren