Önemli Fiil Öbekleri İçinde "Come" içeren fiil öbekleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Önemli Fiil Öbekleri' içinde '"Come" içeren fiil öbekleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /kʌm əˈkrɔs/
(phrasal verb) rastlamak, karşılaşmak, anlaşılmak
Örnek:
I came across an old friend at the market today.
Bugün pazarda eski bir arkadaşıma rastladım.
/kʌm əˈraʊnd/
(phrasal verb) uğramak, ziyaret etmek, kendine gelmek
Örnek:
Why don't you come around for dinner tonight?
Bu akşam yemeğe neden uğramıyorsun?
/kʌm baɪ/
(phrasal verb) uğramak, ziyaret etmek, elde etmek
Örnek:
Why don't you come by my office later?
Neden daha sonra ofisime uğramıyorsun?
/kʌm daʊn wɪð/
(phrasal verb) yakalanmak, hastalanmak
Örnek:
I think I'm coming down with a cold.
Sanırım soğuk algınlığına yakalanıyorum.
/kʌm aʊt/
(phrasal verb) ortaya çıkmak, meydana çıkmak, çıkmak
Örnek:
The truth will come out eventually.
Gerçek sonunda ortaya çıkacak.
/kʌm ʌp wɪð/
(phrasal verb) bulmak, ortaya atmak, aklına gelmek
Örnek:
Can you come up with a better solution?
Daha iyi bir çözüm bulabilir misin?
/kʌm ʌp/
(phrasal verb) gündeme gelmek, ortaya çıkmak, gelmek
Örnek:
The issue of funding will come up at the next meeting.
Finansman konusu bir sonraki toplantıda gündeme gelecek.
/kʌm ɪn fɔːr/
Örnek:
The government's economic policies have come in for a lot of criticism.
/kʌm ˈʌndər ˈfaɪər/
(idiom) eleştiri almak, yoğun eleştiriye maruz kalmak
Örnek:
The government has come under fire for its handling of the crisis.
Hükümet, krizi ele alış biçimi nedeniyle yoğun eleştiri aldı.