KOLOKASYON ÖNEMLİDİR İçinde "Take" ile birlikte kullanım Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'KOLOKASYON ÖNEMLİDİR' içinde '"Take" ile birlikte kullanım' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /teɪk ə breɪk/
(phrase) mola vermek, dinlenmek
Örnek:
Let's take a break and grab some coffee.
Hadi bir mola verelim ve biraz kahve içelim.
/teɪk ə tʃæns/
(phrase) risk almak, şansını denemek
Örnek:
I decided to take a chance and invest in the new startup.
Risk alıp yeni girişime yatırım yapmaya karar verdim.
/teɪk ə lʊk/
(phrase) göz atmak, incelemek
Örnek:
Can you take a look at this report for me?
Bu rapora bir göz atabilir misin?
/teɪk ə rest/
(idiom) dinlenmek, istirahat etmek
Örnek:
You've been working all day; you should take a rest.
Bütün gün çalıştın; biraz dinlenmelisin.
/teɪk ə siːt/
(idiom) oturmak, yerine oturmak
Örnek:
Please take a seat while you wait for the doctor.
Doktoru beklerken lütfen oturun.
/teɪk ə ˈtæk.si/
(phrase) taksi tutmak, taksiye binmek
Örnek:
We should take a taxi to the airport to avoid traffic.
Trafiği önlemek için havaalanına taksi tutmalıyız.
/teɪk ən ɪɡˈzæm/
(phrase) sınava girmek, sınav olmak
Örnek:
I have to take an exam in history next week.
Gelecek hafta tarih sınavına girmem gerekiyor.
/teɪk noʊts/
(phrase) not almak, kaydetmek
Örnek:
During the lecture, it's important to take notes to remember key points.
Ders sırasında anahtar noktaları hatırlamak için not almak önemlidir.
/teɪk ˈsʌm.wʌnz pleɪs/
(idiom) birinin yerini almak, yerine geçmek
Örnek:
If the manager retires, who will take his place?
Müdür emekli olursa onun yerini kim alacak?
/teɪk ˈsʌm.wʌnz ˈtem.prə.tʃɚ/
(idiom) birinin ateşini ölçmek, nabız yoklamak
Örnek:
The nurse will take your temperature in a moment.
Hemşire birazdan ateşinizi ölçecek.