Avatar of Vocabulary Set Ünite 11: Gelecekte Seyahat Etmek

7. Sınıf İçinde Ünite 11: Gelecekte Seyahat Etmek Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'7. Sınıf' içinde 'Ünite 11: Gelecekte Seyahat Etmek' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

spaceship

/ˈspeɪs.ʃɪp/

(noun) uzay gemisi, uzay aracı

Örnek:

The astronauts boarded the spaceship for their mission to Mars.
Astronotlar Mars görevleri için uzay gemisine bindiler.

fuel

/ˈfjuː.əl/

(noun) yakıt, teşvik, besin;

(verb) yakıt ikmali yapmak, beslemek, körüklemek

Örnek:

The car runs on unleaded fuel.
Araba kurşunsuz yakıtla çalışır.

eco-friendly

/ˌiː.koʊˈfrend.li/

(adjective) çevre dostu, ekolojik

Örnek:

We should all try to use more eco-friendly products.
Hepimiz daha fazla çevre dostu ürün kullanmaya çalışmalıyız.

float

/floʊt/

(verb) yüzmek, batmamak, süzülmek;

(noun) şamandıra, yüzdürücü, platform

Örnek:

The boat began to float on the water.
Tekne su üzerinde yüzmeye başladı.

flop

/flɑːp/

(noun) fiyasko, başarısızlık;

(verb) düşmek, sarkmak, çırpınmak

Örnek:

The movie was a complete flop at the box office.
Film gişede tam bir fiyasko oldu.

pedal

/ˈped.əl/

(noun) pedal;

(verb) pedal çevirmek, pedallamak

Örnek:

Press the accelerator pedal to speed up.
Hızlanmak için gaz pedalına basın.

Segway

/ˈseɡ.weɪ/

(trademark) Segway

Örnek:

Tourists often use a Segway to explore the city.
Turistler şehri keşfetmek için sık sık Segway kullanır.

metro

/ˈmet.roʊ/

(noun) metro

Örnek:

Take the metro to the city center.
Şehir merkezine metro ile gidin.

gridlocked

/ˈɡrɪd.lɑːkt/

(adjective) kilitlenmiş, trafik sıkışıklığı, çıkmaza girmiş

Örnek:

The city center was completely gridlocked during rush hour.
Şehir merkezi yoğun saatlerde tamamen kilitlenmişti.

pollution

/pəˈluː.ʃən/

(noun) kirlilik, çevre kirliliği

Örnek:

Air pollution is a major concern in big cities.
Hava kirliliği büyük şehirlerde önemli bir endişe kaynağıdır.

technology

/tekˈnɑː.lə.dʒi/

(noun) teknoloji, ekipman

Örnek:

Advancements in technology have transformed our daily lives.
Teknolojideki gelişmeler günlük hayatımızı dönüştürdü.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren