Avatar of Vocabulary Set Ünite 2: Japonya'danım

4. Sınıf İçinde Ünite 2: Japonya'danım Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'4. Sınıf' içinde 'Ünite 2: Japonya'danım' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

America

/əˈmer.ɪ.kə/

(noun) Amerika, Amerika kıtası, Amerika Birleşik Devletleri

Örnek:

The indigenous peoples of America have rich and diverse cultures.
Amerika'nın yerli halkları zengin ve çeşitli kültürlere sahiptir.

American

/əˈmer.ɪ.kən/

(noun) Amerikalı;

(adjective) Amerikan

Örnek:

She is an American by birth.
Doğuştan Amerikalı.

Australia

/ɑːˈstreɪl.jə/

(noun) Avustralya

Örnek:

Many people dream of visiting Australia.
Birçok kişi Avustralya'yı ziyaret etmeyi hayal eder.

Australian

/ɑːˈstreɪl.jən/

(noun) Avustralyalı, Avustralya sakini;

(adjective) Avustralya'ya ait, Avustralyalı

Örnek:

He met an Australian while traveling in Europe.
Avrupa'da seyahat ederken bir Avustralyalı ile tanıştı.

England

/ˈɪŋ.ɡlənd/

(noun) İngiltere

Örnek:

London is the capital city of England.
Londra, İngiltere'nin başkentidir.

English

/ˈɪŋ.ɡlɪʃ/

(noun) İngilizce;

(adjective) İngiliz, İngilizce

Örnek:

She is fluent in English and French.
İngilizce ve Fransızca'yı akıcı konuşuyor.

country

/ˈkʌn.tri/

(noun) ülke, devlet, kırsal

Örnek:

France is a beautiful country.
Fransa güzel bir ülke.

from

/frʌm/

(preposition) -den, -dan, beri

Örnek:

He walked from the house to the car.
Evden arabaya doğru yürüdü.

Japan

/dʒəˈpæn/

(noun) Japonya

Örnek:

She dreams of visiting Japan one day.
Bir gün Japonya'yı ziyaret etmeyi hayal ediyor.

Japanese

/ˌdʒæp.ənˈiːz/

(adjective) Japon;

(noun) Japonca

Örnek:

She is studying Japanese history.
Japon tarihi okuyor.

Malaysia

/məˈleɪ.ʒə/

(noun) Malezya

Örnek:

Kuala Lumpur is the capital city of Malaysia.
Kuala Lumpur, Malezya'nın başkentidir.

Malaysian

/məˈleɪ.ʒən/

(noun) Malezyalı, Malezya sakini;

(adjective) Malezya

Örnek:

The Malaysian greeted us with a warm smile.
Malezyalı bizi sıcak bir gülümsemeyle karşıladı.

nationality

/ˌnæʃ.ənˈæl.ə.t̬i/

(noun) uyruk, milliyet, etnik grup

Örnek:

What is your nationality?
Uyruğunuz nedir?

Vietnam

/ˌvjetˈnæm/

(noun) Vietnam

Örnek:

My family is planning a trip to Vietnam next year.
Ailem gelecek yıl Vietnam'a bir gezi planlıyor.

Vietnamese

/ˌvjet.nəˈmiːz/

(noun) Vietnamlı, Vietnamca;

(adjective) Vietnam

Örnek:

Many Vietnamese live abroad.
Birçok Vietnamlı yurt dışında yaşıyor.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren