3. Sınıf İçinde Ünite 8: Bu Benim Kalemim Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'3. Sınıf' içinde 'Ünite 8: Bu Benim Kalemim' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /desk/
(noun) masa, çalışma masası, departman
Örnek:
She sat down at her desk and started working.
Masasına oturdu ve çalışmaya başladı.
/ˈnoʊt.bʊk/
(noun) defter, not defteri, dizüstü bilgisayar
Örnek:
She always carries a small notebook to jot down ideas.
Fikirleri not almak için her zaman küçük bir defter taşır.
/pen/
(noun) kalem, ağıl, kümes;
(verb) yazmak, kaleme almak, ağıla kapatmak
Örnek:
Can I borrow your pen for a moment?
Kalemini bir dakikalığına ödünç alabilir miyim?
/ˈpen.səl/
(noun) kurşun kalem;
(verb) kurşun kalemle yazmak, geçici olarak planlamak
Örnek:
Can I borrow your pencil for a moment?
Kalemini bir dakikalığına ödünç alabilir miyim?
/ˈpen.səl ˌkeɪs/
(noun) kalem kutusu
Örnek:
She put her new pens into her colorful pencil case.
Yeni kalemlerini renkli kalem kutusuna koydu.
/ˈrʌb.ɚ/
(noun) kauçuk, lastik, silgi
Örnek:
The tires are made of rubber.
Lastikler kauçuktan yapılmıştır.
/ðiːz/
(determiner) bu;
(pronoun) bunlar
Örnek:
Can you pass me these books?
Bana bu kitapları uzatır mısın?
/ˈruː.lɚ/
(noun) hükümdar, yönetici, cetvel
Örnek:
The benevolent ruler was loved by all his subjects.
Hayırsever hükümdar tüm tebaası tarafından seviliyordu.
/ˈskuːl bæɡ/
(noun) okul çantası, sırt çantası
Örnek:
My daughter packed her school bag with all her textbooks.
Kızım okul çantasını tüm ders kitaplarıyla doldurdu.