3. Sınıf İçinde Ünite 14: Odada Poster Var mı? Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'3. Sınıf' içinde 'Ünite 14: Odada Poster Var mı?' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /kaʊnt/
(verb) saymak, dahil etmek;
(noun) sayım, miktar, suçlama
Örnek:
Can you count how many apples are in the basket?
Sepette kaç elma olduğunu sayabilir misin?
/kʌp/
(noun) fincan, bardak, bir fincan dolusu;
(verb) avuçlamak, fincan şekli vermek
Örnek:
She poured hot tea into her favorite cup.
En sevdiği fincana sıcak çay döktü.
/ˈkʌb.ɚd/
(noun) dolap, kiler
Örnek:
She put the dishes back in the cupboard.
Bulaşıkları tekrar dolaba koydu.
/dɔːr/
(noun) kapı, ev, bina
Örnek:
Please close the door when you leave.
Çıkarken lütfen kapıyı kapatın.
/fæn/
(noun) vantilatör, yelpaze, hayran;
(verb) yelpazelemek, körüklemek, yaymak
Örnek:
Turn on the fan, it's getting hot in here.
Vantilatörü aç, burası ısınıyor.
/mæp/
(noun) harita;
(verb) haritalamak, çizmek
Örnek:
We used a map to find our way through the city.
Şehirde yolumuzu bulmak için bir harita kullandık.
/ˈmɪr.ɚ/
(noun) ayna, yansıma;
(verb) yansıtmak, taklit etmek
Örnek:
She looked at herself in the mirror.
Kendine aynada baktı.
/ˈsoʊ.fə/
(noun) koltuk, kanape
Örnek:
We bought a new sofa for the living room.
Oturma odası için yeni bir koltuk aldık.
/ˈwɔːr.droʊb/
(noun) gardırop, elbise dolabı, elbise koleksiyonu
Örnek:
She hung her dresses neatly in the wardrobe.
Elbiselerini düzenli bir şekilde gardıroba astı.
/ˈwɪn.doʊ/
(noun) pencere, zaman aralığı, fırsat;
(verb) pencere takmak, pencere açmak
Örnek:
She looked out the window at the rain.
Yağmura bakmak için pencereden dışarı baktı.