Avatar of Vocabulary Set Ünite 5: Sınıfta

2. Sınıf İçinde Ünite 5: Sınıfta Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'2. Sınıf' içinde 'Ünite 5: Sınıfta' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

classroom

/ˈklæs.ruːm/

(noun) sınıf, derslik

Örnek:

The teacher decorated the classroom with colorful posters.
Öğretmen sınıfı renkli posterlerle süsledi.

board

/bɔːrd/

(noun) tahta, levha, yönetim kurulu;

(verb) binmek, gemiye binmek, yatılı kalacak yer sağlamak

Örnek:

He nailed the loose board back into place.
Gevşek tahtayı yerine çaktı.

table

/ˈteɪ.bəl/

(noun) masa, tablo, liste;

(verb) ertelemek, gündeme getirmek

Örnek:

We gathered around the kitchen table for dinner.
Akşam yemeği için mutfak masasının etrafında toplandık.

teacher

/ˈtiː.tʃɚ/

(noun) öğretmen, eğitmen

Örnek:

My favorite teacher is Mrs. Davis.
En sevdiğim öğretmen Bayan Davis.

question

/ˈkwes.tʃən/

(noun) soru, mesele, sorun;

(verb) sorgulamak, sormak, şüphe etmek

Örnek:

She asked a difficult question.
Zor bir soru sordu.

square

/skwer/

(noun) kare, meydan;

(adjective) kare, dürüst, adil;

(verb) karesini almak, düzeltmek, karelemek;

(adverb) dosdoğru, tam

Örnek:

Draw a perfect square on the paper.
Kağıda mükemmel bir kare çiz.

pen

/pen/

(noun) kalem, ağıl, kümes;

(verb) yazmak, kaleme almak, ağıla kapatmak

Örnek:

Can I borrow your pen for a moment?
Kalemini bir dakikalığına ödünç alabilir miyim?

pencil

/ˈpen.səl/

(noun) kurşun kalem;

(verb) kurşun kalemle yazmak, geçici olarak planlamak

Örnek:

Can I borrow your pencil for a moment?
Kalemini bir dakikalığına ödünç alabilir miyim?

ruler

/ˈruː.lɚ/

(noun) hükümdar, yönetici, cetvel

Örnek:

The benevolent ruler was loved by all his subjects.
Hayırsever hükümdar tüm tebaası tarafından seviliyordu.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren