'Up' Kullanan Phrasal Fiiller İçinde Uyuma, Koruma veya Bağlanma Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Up' Kullanan Phrasal Fiiller' içinde 'Uyuma, Koruma veya Bağlanma' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /bæk ˈʌp/
(phrasal verb) yedeklemek, kopyalamak, desteklemek
Örnek:
You should always back up your important files.
Önemli dosyalarınızı her zaman yedeklemelisiniz.
/ɡet ˈʌp/
(phrasal verb) kalkmak, uyanmak, ayağa kalkmak
Örnek:
I usually get up at 7 AM on weekdays.
Hafta içi genellikle sabah 7'de kalkarım.
/hʊk ˈʌp/
(phrasal verb) buluşmak, bir araya gelmek, bağlamak
Örnek:
I'm going to hook up with my friends after work.
İşten sonra arkadaşlarımla buluşacağım.
/prɑːp ʌp/
(phrasal verb) desteklemek, payanda olmak, ayakta tutmak
Örnek:
He used a stick to prop up the leaning fence.
Eğik çiti desteklemek için bir sopa kullandı.
/ˈsɪt.ʌp/
(noun) mekik, karın egzersizi
Örnek:
He does 50 sit-ups every morning to strengthen his core.
Her sabah 50 mekik çekerek karın kaslarını güçlendirir.
/stænd ʌp fɔr/
(phrasal verb) savunmak, arkasında durmak
Örnek:
You need to stand up for yourself and what you believe in.
Kendine ve inandığın şeylere sahip çıkmalısın.
/steɪ ʌp/
(phrasal verb) ayakta kalmak, uyumamak, dik durmak
Örnek:
I had to stay up late to finish my project.
Projemi bitirmek için geç saatlere kadar ayakta kalmak zorunda kaldım.
/weɪt ʌp/
(phrasal verb) beklemek, durup beklemek, beklemek (uyumadan)
Örnek:
Hey, wait up! I need to tie my shoe.
Hey, bekle! Ayakkabımın bağcığını bağlamam lazım.
/weɪk ˈʌp/
(phrasal verb) uyanmak, farkına varmak
Örnek:
I usually wake up at 7 AM.
Genellikle sabah 7'de uyanırım.