'Up' Kullanan Phrasal Fiiller İçinde Ulaşma veya Yükseltme Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Up' Kullanan Phrasal Fiiller' içinde 'Ulaşma veya Yükseltme' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /end ʌp/
(phrasal verb) sonuçlanmak, bitmek, sonunda yapmak
Örnek:
We ended up staying at a cheap motel.
Ucuz bir motelde kalmak zorunda kaldık.
/lænd ʌp/
(phrasal verb) varmak, sonuçlanmak
Örnek:
After all that traveling, we landed up in a small town in the middle of nowhere.
Tüm o seyahatten sonra, hiçbir yerin ortasında küçük bir kasabaya vardık.
/liːd ʌp tuː/
(phrasal verb) yol açmak, hazırlık niteliğinde olmak
Örnek:
The intense training sessions led up to the championship game.
Yoğun antrenman seansları şampiyonluk maçına hazırlık niteliğindeydi.
/lɪft ʌp/
(phrasal verb) kaldırmak, yükseltmek, moralini yükseltmek
Örnek:
Can you help me lift up this heavy box?
Bu ağır kutuyu kaldırmama yardım edebilir misin?
/pɪk ʌp/
(phrasal verb) toplamak, almak, öğrenmek
Örnek:
Can you pick up the fallen leaves in the yard?
Bahçedeki düşen yaprakları toplayabilir misin?
/pʊl ʌp/
(phrasal verb) durdurmak, yanaşmak, yolmak
Örnek:
The taxi pulled up right in front of the building.
Taksi binanın hemen önünde durduruldu.
/tɜːrn ʌp/
(phrasal verb) ortaya çıkmak, gelmek, açmak
Örnek:
He didn't turn up for the meeting.
Toplantıya gelmedi.