'Up' Kullanan Phrasal Fiiller İçinde Geliştirme veya Güçlendirme Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Up' Kullanan Phrasal Fiiller' içinde 'Geliştirme veya Güçlendirme' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /bɪɡ ʌp/
(phrasal verb) övmek, yüceltmek
Örnek:
I want to big up my team for all their hard work.
Tüm sıkı çalışmaları için ekibimi övmek istiyorum.
/brʌʃ ʌp/
(phrasal verb) tazeleme, geliştirme
Örnek:
I need to brush up on my Spanish before my trip to Mexico.
Meksika seyahatimden önce İspanyolcamı tazelemeliyim.
/dʒæz ʌp/
(phrasal verb) canlandırmak, renk katmak, havalı hale getirmek
Örnek:
Let's jazz up the presentation with some colorful slides.
Sunumu renkli slaytlarla canlandıralım.
/ˈlev.əl ˌʌp/
(verb) seviye atlamak, gelişmek, level atlamak
Örnek:
I need to study more to level up my programming skills.
Programlama becerilerimi geliştirmek için daha fazla çalışmam gerekiyor.
/mæn ʌp/
(phrasal verb) erkek gibi davranmak, cesur olmak
Örnek:
You need to man up and face your responsibilities.
Erkek gibi davranıp sorumluluklarınla yüzleşmelisin.
/muːv ʌp/
(phrasal verb) yükselmek, ilerlemek, yukarı hareket etmek
Örnek:
She hopes to move up in the company quickly.
Şirkette hızla yükselmeyi umuyor.
/ˈpɑː.lɪʃ ʌp/
(phrasal verb) geliştirmek, cilalamak, parlatmak
Örnek:
You need to polish up your presentation skills before the conference.
Konferanstan önce sunum becerilerinizi geliştirmeniz gerekiyor.
/ʃɔːr ʌp/
(phrasal verb) desteklemek, güçlendirmek, sağlamlaştırmak
Örnek:
The government introduced new policies to shore up the struggling economy.
Hükümet, zor durumdaki ekonomiyi desteklemek için yeni politikalar başlattı.
/spaɪs ʌp/
(phrasal verb) renklendirmek, ilginç hale getirmek
Örnek:
Let's spice up our presentation with some interactive elements.
Sunumumuzu bazı etkileşimli öğelerle renklendirelim.
/ˈtʌf.ən ʌp/
(phrasal verb) güçlenmek, dayanıklı olmak
Örnek:
You need to toughen up if you want to succeed in this competitive industry.
Bu rekabetçi sektörde başarılı olmak istiyorsan güçlenmen gerekiyor.