Avatar of Vocabulary Set Yüzleşme, İzin Verme veya Kısıtlama

'Up' Kullanan Phrasal Fiiller İçinde Yüzleşme, İzin Verme veya Kısıtlama Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

''Up' Kullanan Phrasal Fiiller' içinde 'Yüzleşme, İzin Verme veya Kısıtlama' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

bear up

/ber ˈʌp/

(phrasal verb) dayanmak, katlanmak

Örnek:

She's trying to bear up under the pressure of her new job.
Yeni işinin baskısı altında dayanmaya çalışıyor.

ease up on

/iːz ʌp ɑːn/

(phrasal verb) azaltmak, hafifletmek, hafiflemek

Örnek:

You need to ease up on the sugar if you want to be healthier.
Daha sağlıklı olmak istiyorsan şekeri azaltmalısın.

face up to

/feɪs ʌp tə/

(phrasal verb) yüzleşmek, kabullenmek

Örnek:

You need to face up to your responsibilities.
Sorumluluklarınla yüzleşmen gerekiyor.

free up

/friː ʌp/

(phrasal verb) boşaltmak, serbest bırakmak

Örnek:

We need to free up some space on the hard drive.
Sabit diskte biraz yer açmamız gerekiyor.

open up

/ˈoʊpən ʌp/

(phrasal verb) açmak, erişilebilir kılmak, açılmak

Örnek:

The new road will open up the remote areas of the country.
Yeni yol ülkenin uzak bölgelerini açacak.

tighten up

/ˈtaɪ.tən ʌp/

(phrasal verb) sıkmak, sıkılaştırmak, iyileştirmek

Örnek:

Please tighten up the screws on this chair.
Lütfen bu sandalyenin vidalarını sıkın.

pass up

/pæs ˈʌp/

(phrasal verb) kaçırmak, geri çevirmek

Örnek:

I couldn't pass up the chance to travel the world.
Dünyayı gezme fırsatını kaçıramazdım.

put up with

/pʊt ʌp wɪð/

(phrasal verb) katlanmak, tahammül etmek

Örnek:

I can't put up with his constant complaining anymore.
Onun sürekli şikayetlerine daha fazla katlanamıyorum.

run up against

/rʌn ʌp əˈɡɛnst/

(phrasal verb) karşılaşmak, rastlamak

Örnek:

We might run up against some resistance from the local community.
Yerel topluluktan bazı direnişlerle karşılaşabiliriz.

stand up to

/stænd ʌp tuː/

(phrasal verb) karşı durmak, dayanmak, direnmek

Örnek:

You need to stand up to bullies.
Zorbalara karşı durmalısın.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren