Avatar of Vocabulary Set Olmak

'Up' Kullanan Phrasal Fiiller İçinde Olmak Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

''Up' Kullanan Phrasal Fiiller' içinde 'Olmak' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

boil up

/bɔɪl ʌp/

(phrasal verb) kabarmak, kaynamak, kaynatmak

Örnek:

His anger began to boil up when he heard the news.
Haberi duyunca öfkesi kabarmaya başladı.

dry up

/draɪ ˈʌp/

(phrasal verb) kurumak, kuruyup gitmek, tükenmek

Örnek:

The river began to dry up during the long drought.
Uzun kuraklık sırasında nehir kurumaya başladı.

fog up

/fɑːɡ ʌp/

(phrasal verb) buğulanmak, sislenmek, bulanıklaşmak

Örnek:

The bathroom mirror always fogs up after a hot shower.
Sıcak duştan sonra banyo aynası her zaman buğulanır.

grow up

/ɡroʊ ˈʌp/

(phrasal verb) büyümek, yetişkin olmak, olgunlaşmak

Örnek:

My children are growing up so fast.
Çocuklarım çok hızlı büyüyor.

heat up

/hiːt ˈʌp/

(phrasal verb) ısıtmak, ısınmak, kızışmak

Örnek:

Can you heat up the soup for dinner?
Akşam yemeği için çorbayı ısıtabilir misin?

sober up

/ˈsoʊbər ʌp/

(phrasal verb) ayılmak, ayıltmak, ciddileşmek

Örnek:

He needs to sober up before he drives home.
Eve gitmeden önce ayılması gerekiyor.

steam up

/stiːm ʌp/

(phrasal verb) buğulanmak, buharlanmak, sinirlenmek

Örnek:

The bathroom mirror always steams up after a hot shower.
Sıcak duştan sonra banyo aynası her zaman buğulanır.

mist up

/mɪst ʌp/

(phrasal verb) buğulanmak, nemlenmek

Örnek:

Her eyes misted up as she watched her daughter walk down the aisle.
Kızının koridorda yürümesini izlerken gözleri buğulandı.

ice up

/aɪs ʌp/

(phrasal verb) buzlanmak, donmak

Örnek:

The wings of the plane started to ice up during the storm.
Fırtına sırasında uçağın kanatları buzlanmaya başladı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren