'Up' Kullanan Phrasal Fiiller İçinde Ekleme veya Doldurma Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Up' Kullanan Phrasal Fiiller' içinde 'Ekleme veya Doldurma' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /æd ʌp tuː/
(phrasal verb) toplamı olmak, ulaşmak, mantıklı gelmek
Örnek:
The numbers don't add up to what I expected.
Sayılar beklediğim toplama ulaşmıyor.
/fɪl ˈʌp/
(phrasal verb) doldurmak, tamamlamak, doymak
Örnek:
Can you fill up the water bottle before we leave?
Gitmeden önce su şişesini doldurur musun?
/fɪt ʌp/
(phrasal verb) donatmak, teçhiz etmek, tuzağa düşürmek
Örnek:
The company will fit up all new employees with uniforms and safety gear.
Şirket, tüm yeni çalışanları üniforma ve güvenlik ekipmanlarıyla donatacak.
/plʌmp ʌp/
(phrasal verb) kabartmak, şişirmek
Örnek:
She plumped up the cushions on the sofa.
Kanepedeki yastıkları kabarttı.
/pʌmp ʌp/
(phrasal verb) sesini açmak, artırmak, şişirmek
Örnek:
Can you pump up the music? I can barely hear it.
Müziğin sesini açabilir misin? Neredeyse hiç duyamıyorum.
/spaɪs ʌp/
(phrasal verb) renklendirmek, ilginç hale getirmek
Örnek:
Let's spice up our presentation with some interactive elements.
Sunumumuzu bazı etkileşimli öğelerle renklendirelim.
/ˈtɑːp ʌp/
(noun) yükleme, ekleme;
(verb) yüklemek, doldurmak
Örnek:
I need a top-up for my mobile phone credit.
Cep telefonu bakiyem için bir yüklemeye ihtiyacım var.
/tɑːt ʌp/
(phrasal verb) toplamak, hesaplamak
Örnek:
Let's tot up the expenses for the trip.
Seyahat masraflarını toplayalım.