'Birlikte', 'Karşı', 'Ayrı' vb. ifadeleri kullanan fiil öbekleri. İçinde Ayrı veya Apart Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Birlikte', 'Karşı', 'Ayrı' vb. ifadeleri kullanan fiil öbekleri.' içinde 'Ayrı veya Apart' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /kʌm əˈpɑːrt/
(phrasal verb) ayrılmak, dağılmak, çökmek
Örnek:
The old book started to come apart at the seams.
Eski kitap dikiş yerlerinden ayrılmaya başladı.
/drɪft əˈpɑːrt/
(phrasal verb) aramız açılmak, uzaklaşmak
Örnek:
After college, we started to drift apart.
Üniversiteden sonra aramız açılmaya başladı.
/fɔːl əˈpɑːrt/
(phrasal verb) dağılmak, parçalanmak, çökmek
Örnek:
The old book started to fall apart as I turned the pages.
Sayfaları çevirirken eski kitap dağılmaya başladı.
/ɡroʊ əˈpɑːrt/
(phrasal verb) uzaklaşmak, ayrılmak
Örnek:
After college, we started to grow apart as our lives took different paths.
Üniversiteden sonra, hayatlarımız farklı yollara saptıkça uzaklaşmaya başladık.
/pʊl əˈpɑːrt/
(phrasal verb) ayırmak, parçalara ayırmak, yerden yere vurmak
Örnek:
The children tried to pull apart the toy, but it was too strong.
Çocuklar oyuncağı ayırmaya çalıştı ama çok sağlamdı.
/set əˈpɑːrt/
(phrasal verb) ayırt etmek, farklı kılmak, ayırmak
Örnek:
Her unique artistic style sets her apart from other painters.
Eşsiz sanatsal tarzı, onu diğer ressamlardan ayırt eder.
/teɪk əˈpɑːrt/
(phrasal verb) sökmek, parçalara ayırmak, paramparça etmek
Örnek:
He had to take apart the engine to fix it.
Motoru tamir etmek için sökmek zorunda kaldı.
/ter əˈpɑːrt/
(phrasal verb) parçalamak, sökmek, paramparça etmek
Örnek:
The dog began to tear apart the old cushion.
Köpek eski minderi parçalamaya başladı.
/tel əˈpɑːrt/
(phrasal verb) ayırt etmek, fark etmek
Örnek:
It's hard to tell the twins apart.
İkizleri ayırt etmek zor.