'Birlikte', 'Karşı', 'Ayrı' vb. ifadeleri kullanan fiil öbekleri. İçinde Doğru-Doğru Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Birlikte', 'Karşı', 'Ayrı' vb. ifadeleri kullanan fiil öbekleri.' içinde 'Doğru-Doğru' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /liːn təˈwɔːrdz/
(phrasal verb) eğilim göstermek, meyletmek
Örnek:
I lean towards the opinion that we should invest more in renewable energy.
Yenilenebilir enerjiye daha fazla yatırım yapmamız gerektiği görüşüne eğilimliyim.
/kaʊnt təˈwɔːrdz/
(phrasal verb) sayılmak, katkıda bulunmak
Örnek:
All your volunteer hours will count towards your graduation requirements.
Tüm gönüllü saatleriniz mezuniyet gereksinimlerinize sayılacaktır.
/ˌpriːdɪˈspoʊz təˈwɔːrdz/
(phrasal verb) yatkınlaştırmak, eğilimli kılmak
Örnek:
His genetics predispose him towards certain health conditions.
Genetiği onu belirli sağlık koşullarına yatkın hale getirir.
/pʊt təˈwɔrdz/
(phrasal verb) katkıda bulunmak, yönlendirmek
Örnek:
I'm saving up to put towards a new car.
Yeni bir araba için para biriktiriyorum.
/meɪk təˈwɔːrdz/
(phrasal verb) doğru ilerlemek, yönelmek
Örnek:
The ship began to make towards the shore.
Gemi kıyıya doğru ilerlemeye başladı.
/pɔɪnt təˈwɔːrdz/
(phrasal verb) işaret etmek, göstermek
Örnek:
All the evidence seems to point towards a single suspect.
Tüm kanıtlar tek bir şüpheliyi işaret ediyor gibi görünüyor.
/wɜːrk təˈwɔːrdz/
(phrasal verb) çalışmak, hedeflemek
Örnek:
We are all working towards a common goal.
Hepimiz ortak bir hedefe doğru çalışıyoruz.