'Out' Kullanan Deyimsel Fiiller İçinde İletişim Kurmak veya Tartışmak Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Out' Kullanan Deyimsel Fiiller' içinde 'İletişim Kurmak veya Tartışmak' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /æsk aʊt/
(phrasal verb) dışarı davet etmek, randevuya çağırmak
Örnek:
He finally gathered the courage to ask her out.
Sonunda onu dışarı davet etmek için cesaretini topladı.
/blɜːrt aʊt/
(phrasal verb) ağzından kaçırmak, pat diye söylemek
Örnek:
She didn't mean to blurt out the secret, it just slipped out.
Sırrı ağzından kaçırmak istemedi, sadece ağzından çıktı.
/kʌm aʊt wɪð/
(phrasal verb) söylemek, ortaya atmak, çıkarmak
Örnek:
She just came out with the most outrageous suggestion.
En çirkin öneriyi birdenbire söyledi.
/iːt aʊt/
(phrasal verb) dışarıda yemek yemek, restoranda yemek yemek
Örnek:
Let's eat out tonight, I don't feel like cooking.
Bu akşam dışarıda yemek yiyelim, yemek yapmak istemiyorum.
/faɪt aʊt/
(phrasal verb) çözmek, mücadele etmek
Örnek:
They decided to fight out their differences in court.
Farklılıklarını mahkemede çözmeye karar verdiler.
/hæŋ aʊt/
(phrasal verb) takılmak, dışarı çıkmak, asmak
Örnek:
We often hang out at the coffee shop on weekends.
Hafta sonları sık sık kahve dükkanında takılırız.
/hæʃ aʊt/
(phrasal verb) tartışmak, gidermek
Örnek:
Let's hash out the details of the plan tomorrow.
Planın detaylarını yarın tartışalım.
/riːtʃ aʊt/
(phrasal verb) iletişime geçmek, ulaşmak, uzanmak
Örnek:
Feel free to reach out if you have any questions.
Herhangi bir sorunuz olursa iletişime geçmekten çekinmeyin.
/spiːk aʊt/
(phrasal verb) sesini yükseltmek, açıkça konuşmak
Örnek:
It's important to speak out against injustice.
Haksızlığa karşı sesini yükseltmek önemlidir.
/spel aʊt/
(phrasal verb) hecelemek, açıklamak, detaylandırmak
Örnek:
Can you please spell out your name for me?
Adınızı benim için heceleyebilir misiniz?
/θræʃ aʊt/
(phrasal verb) tartışmak, gidermek
Örnek:
Let's thrash out the details of the new project tomorrow.
Yeni projenin detaylarını yarın tartışalım.