'Out' Kullanan Deyimsel Fiiller İçinde Kontrol Etme, Dikkat Etme veya İhtiyaç Duyma Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Out' Kullanan Deyimsel Fiiller' içinde 'Kontrol Etme, Dikkat Etme veya İhtiyaç Duyma' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /kɔːl aʊt/
(phrasal verb) seslenmek, bağırmak, azarlamak
Örnek:
She had to call out his name several times before he heard her.
Onu duyana kadar adını birkaç kez seslenmek zorunda kaldı.
/tʃek aʊt/
(phrasal verb) kontrol etmek, incelemek, çıkış yapmak
Örnek:
Can you check out the new security system?
Yeni güvenlik sistemini kontrol edebilir misin?
/kraɪ aʊt fɔːr/
(phrasal verb) çok ihtiyaç duymak, can atmak
Örnek:
The old building is crying out for renovation.
Eski bina tadilata çok ihtiyaç duyuyor.
/ˈlɪs.ən aʊt fɔːr/
(phrasal verb) kulak vermek, dinlemek
Örnek:
Can you listen out for the doorbell while I'm in the shower?
Ben duş alırken kapı zilini dinleyebilir misin?
/lʊk aʊt/
(phrasal verb) dikkat etmek, göz kulak olmak, ilgilenmek
Örnek:
Look out! There's a car coming!
Dikkat et! Araba geliyor!
/send aʊt fɔr/
(phrasal verb) dışarıdan sipariş vermek, göndermek, gönderip getirtmek
Örnek:
Let's send out for pizza tonight.
Bu akşam pizza söyleyelim.
/speɪs aʊt/
(phrasal verb) dalıp gitmek, düşüncelere dalmak, aralıklı yerleştirmek
Örnek:
I tend to space out during long meetings.
Uzun toplantılarda dalıp gitme eğilimindeyim.
/steɪk aʊt/
(phrasal verb) gözetlemek, takip etmek
Örnek:
The police decided to stake out the suspect's house.
Polis, şüphelinin evini gözetlemeye karar verdi.
/wɑːtʃ aʊt fɔːr/
(phrasal verb) dikkat etmek, sakınmak
Örnek:
Watch out for pickpockets in crowded areas.
Kalabalık yerlerde yankesicilere dikkat edin.