'Into', 'To', 'About', & 'For' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Bir Eylem Gerçekleştirme (About) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Into', 'To', 'About', & 'For' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Bir Eylem Gerçekleştirme (About)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /brɪŋ əˈbaʊt/
(phrasal verb) neden olmak, meydana getirmek, sağlamak
Örnek:
The new policy aims to bring about significant changes in the education system.
Yeni politika, eğitim sisteminde önemli değişiklikler meydana getirmeyi amaçlıyor.
/kʌm əˈbaʊt/
(phrasal verb) meydana gelmek, gerçekleşmek
Örnek:
How did the accident come about?
Kaza nasıl meydana geldi?
/ɡoʊ əˈbaʊt/
(phrasal verb) ele almak, yapmak, dolaşmak
Örnek:
How should I go about solving this problem?
Bu sorunu nasıl ele almalıyım?
/roʊl əˈbaʊt/
(phrasal verb) yuvarlanmak, dönüp durmak
Örnek:
The dog loves to roll about in the grass.
Köpek çimlerde yuvarlanmayı sever.
/set əˈbaʊt/
(phrasal verb) başlamak, girişmek, saldırmak
Örnek:
We need to set about finding a solution to this problem immediately.
Bu soruna hemen bir çözüm bulmaya başlamamız gerekiyor.
/fɔːl əˈbaʊt/
(phrasal verb) gülmekten yerlere yığılmak, kahkahalara boğulmak
Örnek:
The comedian was so funny, we were all falling about.
Komedyen o kadar komikti ki hepimiz gülmekten yerlere yığıldık.
/mʌk əˈbaʊt/
(phrasal verb) oyalanmak, boş boş gezmek
Örnek:
Stop mucking about and get your work done.
Oyalanmayı bırak ve işini bitir.
/siː əˈbaʊt/
(phrasal verb) halletmek, ilgilenmek
Örnek:
I need to see about getting my car repaired.
Arabamı tamir ettirmeyi halletmem gerekiyor.
/θɪŋk əˈbaʊt/
(phrasal verb) düşünmek, üzerinde durmak, hakkında düşünmek
Örnek:
I need some time to think about your offer.
Teklifinizi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.