'Down' ve 'Away' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Ayırma veya Kaldırma (Away) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Down' ve 'Away' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Ayırma veya Kaldırma (Away)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /bloʊ əˈweɪ/
(phrasal verb) uçurmak, uçup gitmek, çok etkilemek
Örnek:
The strong wind might blow away the leaves.
Şiddetli rüzgar yaprakları uçurabilir.
/kæst əˈweɪ/
(phrasal verb) atmak, bir kenara atmak
Örnek:
They decided to cast away the old furniture.
Eski mobilyaları atmaya karar verdiler.
/tʃʌk əˈweɪ/
(phrasal verb) atmak, elden çıkarmak
Örnek:
Don't just chuck away those old clothes, donate them.
O eski kıyafetleri öylece atma, bağışla.
/klɪr əˈweɪ/
(phrasal verb) kaldırmak, temizlemek, dağılmak
Örnek:
Please clear away the dishes from the table.
Lütfen tabakları masadan kaldırın.
/pæk əˈweɪ/
(phrasal verb) toplamak, kaldırmak, silip süpürmek
Örnek:
Please pack away your toys before dinner.
Lütfen akşam yemeğinden önce oyuncaklarını topla.
/pʊt əˈweɪ/
(phrasal verb) yerine koymak, kaldırmak, yiyip bitirmek
Örnek:
Please put away your toys after you finish playing.
Lütfen oynamayı bitirdikten sonra oyuncaklarını yerine koy.
/ter əˈweɪ/
(phrasal verb) ayrılmak, kopmak, yırtıp atmak
Örnek:
It was hard to tear myself away from the party.
Partiden ayrılmak zordu.
/θroʊ əˈweɪ/
(phrasal verb) atmak, elden çıkarmak, heba etmek
Örnek:
Don't throw away those old clothes; I can donate them.
O eski kıyafetleri atma; bağışlayabilirim.
/strɪp əˈweɪ/
(phrasal verb) süpürmek, ortadan kaldırmak, soymak
Örnek:
The strong winds stripped away the topsoil.
Şiddetli rüzgarlar üst toprağı süpürdü.