Avatar of Vocabulary Set Tüketme, Sağlama veya Güvenceye Alma (Down)

'Down' ve 'Away' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Tüketme, Sağlama veya Güvenceye Alma (Down) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

''Down' ve 'Away' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Tüketme, Sağlama veya Güvenceye Alma (Down)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

buckle down

/ˈbʌk.əl daʊn/

(phrasal verb) sıkı çalışmak, ciddi bir şekilde çalışmaya başlamak

Örnek:

It's time to buckle down and finish this project.
Ciddi bir şekilde çalışmaya ve bu projeyi bitirmeye başlama zamanı.

hand down

/hænd daʊn/

(phrasal verb) devretmek, miras bırakmak, açıklamak

Örnek:

My grandmother handed down her wedding dress to my mother.
Büyükannem gelinliğini anneme devretti.

nail down

/neɪl daʊn/

(phrasal verb) belirlemek, netleştirmek, kesinleştirmek

Örnek:

We need to nail down the exact date for the meeting.
Toplantının kesin tarihini belirlememiz gerekiyor.

pass down

/pæs daʊn/

(phrasal verb) aktarmak, miras bırakmak, iletmek

Örnek:

The family traditions have been passed down through generations.
Aile gelenekleri nesiller boyu aktarılmıştır.

pin down

/pɪn daʊn/

(phrasal verb) belirlemek, kesinleştirmek, kıstırmak

Örnek:

It's hard to pin down the exact cause of the problem.
Sorunun kesin nedenini belirlemek zor.

wash down

/wɑːʃ daʊn/

(phrasal verb) içmek, yutmak, yıkamak

Örnek:

He washed down the pills with a glass of water.
Hapları bir bardak suyla içti.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren