'Down' ve 'Away' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Konum Değiştirme (Down) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Down' ve 'Away' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Konum Değiştirme (Down)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /bæk daʊn/
(phrasal verb) geri adım atmak, vazgeçmek
Örnek:
He refused to back down on his decision.
Kararından geri adım atmayı reddetti.
/bloʊ daʊn/
(phrasal verb) devirmek, yıkmak
Örnek:
The strong winds blew down several trees.
Şiddetli rüzgarlar birkaç ağacı devirdi.
/boʊl daʊn/
(phrasal verb) devirmek, yere sermek
Örnek:
The strong wind threatened to bowl down the old tree.
Şiddetli rüzgar eski ağacı devirmekle tehdit etti.
/klaɪm daʊn/
(phrasal verb) inmek, aşağı inmek, geri adım atmak
Örnek:
He had to climb down the ladder carefully.
Merdivenden dikkatlice inmek zorunda kaldı.
/fɔːl daʊn/
(phrasal verb) düşmek, yıkılmak
Örnek:
Be careful not to fall down the stairs.
Merdivenlerden düşmemeye dikkat et.
/nɑːk daʊn/
(phrasal verb) devirmek, yıkmak, düşürmek
Örnek:
The boxer managed to knock down his opponent in the first round.
Boksör ilk rauntta rakibini nakavt etmeyi başardı.
/laɪ daʊn/
(phrasal verb) uzanmak, yatmak, boyun eğmek
Örnek:
I need to lie down for a bit, I'm feeling tired.
Biraz uzanmam gerekiyor, yorgun hissediyorum.
/tʌtʃ daʊn/
(noun) iniş, touchdown;
(verb) iniş yapmak
Örnek:
The pilot announced that they would touch down in ten minutes.
Pilot, on dakika içinde iniş yapacaklarını duyurdu.