'Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Başarma veya Bitirme (Through) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Başarma veya Bitirme (Through)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈbreɪk.θruː/
(noun) çığır, buluş
Örnek:
Scientists announced a major breakthrough in cancer research.
Bilim insanları kanser araştırmalarında büyük bir çığır açtıklarını duyurdu.
/kʌt θruː/
(phrasal verb) içinden geçmek, kesip geçmek, kesmek
Örnek:
We decided to cut through the park to save time.
Zaman kazanmak için parkın içinden geçmeye karar verdik.
/fɔːl θruː/
(phrasal verb) suya düşmek, bozulmak, çökmek
Örnek:
Our plans to go on vacation fell through at the last minute.
Tatil planlarımız son dakikada suya düştü.
/ɡoʊ θruː wɪθ/
(phrasal verb) gerçekleştirmek, tamamlamak
Örnek:
Despite his fears, he decided to go through with the surgery.
Korkularına rağmen ameliyatı gerçekleştirmeye karar verdi.
/ˈmʌd.əl θruː/
(phrasal verb) bir şekilde halletmek, idare etmek
Örnek:
I don't know how we'll finish this project, but we'll just have to muddle through.
Bu projeyi nasıl bitireceğimizi bilmiyorum ama sadece bir şekilde halletmek zorundayız.
/plaʊ θruː/
(phrasal verb) içinden geçmek, üstesinden gelmek
Örnek:
We had to plough through thick mud to reach the campsite.
Kamp alanına ulaşmak için kalın çamurun içinden geçmek zorunda kaldık.
/skreɪp θruː/
(phrasal verb) zar zor geçmek, kıl payı kurtulmak
Örnek:
He managed to scrape through his exams with a bare pass.
Sınavlarını zar zor geçti.
/wɪn θruː/
(phrasal verb) başarıya ulaşmak, üstesinden gelmek
Örnek:
Despite many setbacks, they managed to win through and complete the project.
Birçok aksiliğe rağmen, başarıya ulaştılar ve projeyi tamamladılar.