'Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Geri Yükleme, Geri Dönme veya Yanıtlama (Back) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Geri Yükleme, Geri Dönme veya Yanıtlama (Back)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈænsər bæk/
(phrasal verb) karşılık vermek, terslemek
Örnek:
Don't answer back to your mother!
Annene karşılık verme!
/brɪŋ bæk/
(phrasal verb) geri getirmek, iade etmek, canlandırmak
Örnek:
Please bring back the book you borrowed.
Lütfen ödünç aldığın kitabı geri getir.
/kɔːl bæk/
(phrasal verb) geri aramak, geri çağırmak, iptal etmek
Örnek:
I'll call you back in 10 minutes.
10 dakika içinde seni geri arayacağım.
/ˈkʌm.bæk/
(noun) geri dönüş, yeniden yükseliş, karşılık
Örnek:
The singer made a successful comeback after a long hiatus.
Şarkıcı uzun bir aradan sonra başarılı bir geri dönüş yaptı.
/ˌdʌb.əl ˈbæk/
(phrasal verb) geri dönmek, aynı yoldan geri gelmek
Örnek:
We had to double back to retrieve the forgotten keys.
Unutulan anahtarları almak için geri dönmek zorunda kaldık.
/ˈflæʃ.bæk/
(noun) geri dönüş, anımsama, geçmişe dönüş sahnesi
Örnek:
The smell of smoke triggered a flashback to his time in the war.
Duman kokusu, savaş zamanına dair bir geri dönüş tetikledi.
/flʌd bæk/
(phrasal verb) geri gelmek, akın etmek
Örnek:
When I visited my old school, all the memories of my childhood came flooding back.
Eski okulumu ziyaret ettiğimde, çocukluğumun tüm anıları geri geldi.
/ɡɛt bæk/
(phrasal verb) geri dönmek, dönmek, geri almak
Örnek:
I need to get back home before it gets dark.
Hava kararmadan eve geri dönmem gerekiyor.
/ɡɛt bæk tuː/
(phrasal verb) geri dönmek, geri gelmek, cevap vermek
Örnek:
I need to get back to work after this break.
Bu aradan sonra işe geri dönmem gerekiyor.
/ɡɪv bæk/
(phrasal verb) geri vermek, iade etmek, katkıda bulunmak
Örnek:
Please give back the book you borrowed.
Lütfen ödünç aldığın kitabı geri ver.
/rɪŋ bæk/
(phrasal verb) geri aramak
Örnek:
I'll ring back in five minutes.
Beş dakika içinde geri arayacağım.
/teɪk bæk/
(phrasal verb) geri götürmek, geri almak, sözünü geri almak
Örnek:
I need to take back this book to the library.
Bu kitabı kütüphaneye geri götürmem gerekiyor.
/tɜːrn bæk/
(phrasal verb) geri dönmek, geri çevirmek, tersine çevirmek
Örnek:
We had to turn back because of the heavy snow.
Yoğun kar nedeniyle geri dönmek zorunda kaldık.