'Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Bir Eylem Gerçekleştirmek (By) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Bir Eylem Gerçekleştirmek (By)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /leɪ baɪ/
(phrasal verb) biriktirmek, saklamak
Örnek:
They decided to lay by some money for their retirement.
Emeklilikleri için biraz para biriktirmeye karar verdiler.
/pʊt baɪ/
(phrasal verb) biriktirmek, ayırmak
Örnek:
She tries to put by a little money each month for her retirement.
Emekliliği için her ay biraz para biriktirmeye çalışıyor.
/əˈbaɪd baɪ/
(phrasal verb) uymak, riayet etmek
Örnek:
You must abide by the rules of the game.
Oyunun kurallarına uymalısın.
/kʌm baɪ/
(phrasal verb) uğramak, ziyaret etmek, elde etmek
Örnek:
Why don't you come by my office later?
Neden daha sonra ofisime uğramıyorsun?
/drɑp baɪ/
(phrasal verb) uğramak, ziyaret etmek
Örnek:
Feel free to drop by anytime you're in the neighborhood.
Mahalledeyken istediğin zaman uğrayabilirsin.
/rʌn baɪ/
(phrasal verb) danışmak, anlatmak
Örnek:
I need to run this idea by my manager before we proceed.
Devam etmeden önce bu fikri müdürüme danışmam gerekiyor.
/ɡoʊ baɪ/
(phrasal verb) geçmek, akıp gitmek, olarak bilinmek
Örnek:
Time seems to go by so quickly when you're having fun.
Eğlenirken zaman çok hızlı geçiyor gibi geliyor.
/pæs baɪ/
(phrasal verb) geçip gitmek, yanından geçmek
Örnek:
A car just passed by our house.
Bir araba az önce evimizin önünden geçti.
/ɡet baɪ/
(phrasal verb) geçinmek, idare etmek, başarmak
Örnek:
We can get by on a small budget if we are careful.
Dikkatli olursak küçük bir bütçeyle geçinebiliriz.
/skreɪp baɪ/
(phrasal verb) ancak geçinmek, kıt kanaat geçinmek, zar zor geçmek
Örnek:
After losing his job, he had to scrape by on his savings.
İşini kaybettikten sonra, birikimleriyle ancak geçinebildi.
/stænd baɪ/
(phrasal verb) seyirci kalmak, müdahale etmemek, desteklemek
Örnek:
He just stood by and watched the bullying happen.
Sadece seyirci kaldı ve zorbalığın olmasına izin verdi.
/stɪk baɪ/
(phrasal verb) yanında durmak, sadık kalmak, bağlı kalmak
Örnek:
I will always stick by you, no matter what.
Ne olursa olsun her zaman senin yanında olacağım.
/swer baɪ/
(phrasal verb) yemin etmek, çok güvenmek
Örnek:
My grandmother swears by this herbal remedy for colds.
Büyükannem soğuk algınlığı için bu bitkisel ilaca yemin eder.