Avatar of Vocabulary Set Kontrol Etme, Gözden Geçirme, Düşünme (Through)

'Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Kontrol Etme, Gözden Geçirme, Düşünme (Through) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

''Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Kontrol Etme, Gözden Geçirme, Düşünme (Through)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

flick through

/flɪk θruː/

(phrasal verb) hızla göz gezdirmek, hızla çevirmek

Örnek:

She flicked through the channels, looking for something interesting to watch.
İzleyecek ilginç bir şeyler ararken kanalları hızla değiştirdi.

flip through

/flɪp θruː/

(phrasal verb) hızla karıştırmak, göz gezdirmek

Örnek:

She likes to flip through fashion magazines in her free time.
Boş zamanlarında moda dergilerini hızla karıştırmayı sever.

go through

/ɡoʊ θruː/

(phrasal verb) geçirmek, yaşamak, atlatmak

Örnek:

She had to go through a lot of pain after the accident.
Kazadan sonra çok acı çekmek zorunda kaldı.

look through

/lʊk θruː/

(phrasal verb) gözden geçirmek, hızla okumak, aramak

Örnek:

I need to look through these documents before the meeting.
Toplantıdan önce bu belgeleri gözden geçirmem gerekiyor.

pick through

/pɪk θruː/

(phrasal verb) karıştırmak, ayıklamak

Örnek:

She had to pick through all the old clothes to find something suitable.
Uygun bir şey bulmak için tüm eski kıyafetleri karıştırmak zorunda kaldı.

read-through

/ˈriːd.θruː/

(noun) okuma provası, metin okuma

Örnek:

The director scheduled a read-through for Monday morning.
Yönetmen Pazartesi sabahı için bir okuma provası ayarladı.

think through

/θɪŋk θruː/

(phrasal verb) iyice düşünmek, etraflıca düşünmek

Örnek:

You need to think through your options before making a decision.
Karar vermeden önce seçeneklerini iyice düşünmelisin.

work through

/wɜːrk θruː/

(phrasal verb) çözmek, atlatmak, üstesinden gelmek

Örnek:

We need to work through these issues together.
Bu sorunları birlikte çözmeliyiz.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren